25 Kasım 2009, Çarşamba
saat: 19:02


iş yerindeyim, odamdayım, masamın başındayım, güneş renkli kapıdan giriyorsun içeri, küçük şirin ve yüksek tavanlı bir yer, telefon numarası 2602, çekmecesine fotoğraf makinemi koydum. masama da 1-2 kitap, bir de ilaç kutularım. çok kimse uğramaz bu tarafa aslında, sakine sigara içer gider. odamın anahtarını da çaycı isteyip duruyor, kimse de olmayan internet benim masamda var, küçük laptopumu koydum, isteyen operatöre de kullanma izni veriyorum.


malzeme nasıl alınır onu da gördüm, 38bin voltluk bir şalt kısmına girdim, küçük adımlar attım, içim bi tuaf oldu. akşam yemeği yemedim henüz. çalışma ortamım çok rahat değil. Rahat gibi gösteriyorum ama, bir de onu içime sorsunlar. korkuyorum, her yönden korkuyorum.


neyse bunların çok fazla önemi yok, buna da alışırız, burdaki nasibimiz de biter, yine gideriz başka mekanlara, ister trenle, ister vapurla. bandırmanın sadece vapura binme kısmını seviyordum. buranın da mandalinasını. hiç doyana kadar yemedim daha.


yarın ankaraya gidiyorum, anneme süpriz olsun dedim ama o anladı geleceğimi. zaten kaç gün oldu ki evden çıkalı? 1 saat sonra çıkarım işten. eve gidip dinleneyim yarın uzuuuun bir yolculuk var.


bayramda ne yapılırdı?



unuttum?!


ADI: köşe kapmaca

istanbul
hosting