26 Kasım 2009, Perşembe
saat: 13:26


raflara sakladigim "sinir"in bir bolumunu kagida yazdim (3 sayfa surdu). beklentiler de arzu gibi insanin acilarinin sebebi. sonra balkona, ay isigina cikip yaktim kagitlari. iyi yazilmis bir kitabin birkac sayfasini okudum. uyudum. let it go. sabah yogaya gittim. bir sonraki ders icin bir hafta daha beklemek istemiyorum. huzur. kendinle gecirdigin ve kendine adadigin zaman. sonra yuzleri gevsemis kendi hayatlari ve kendi kararlari icin devinen baskalari. yine de herkes kendi cemberinde. ancak gormek istersen beliren ve belki cemberleriniz kesisse mutlu olacagin kimseler var etrafinda. sikistirilmis saman benzeri bir tavan. dingin, dogal bir ses. iste nefesin, iste ayagin, iste gozun. iste senin zamanin. iste sen. uzanmis nefesini dinlerken hareket etmiyor olmaktan utanmiyor olmanin rahatligi. hayatin icinde sikistigin yerden kendi hayatini cekip cikarmak, yasamak, uzamak, birakmak sansi. bu tatmin icin insan bircok seyden vazgecebilir.

dun sabahki ota boka aglayan halimden anlasildigi uzere ilaclari birakmak sagligim acisindan iyi bir karar degildi. aksamustu ilaclari aldiktan sonra dinginlestim. zaten kadin olmak hormonlarimi yeterince etkiliyor bir de duzensiz ilac kullanmanin bana faydasi olmasi beklenemez.

ne diyorduk? yoga. artik gergin/sinirli olmak istemiyorum.

istanbul
hosting