26 Kasım 2009, Perşembe
saat: 13:33


rüyalarım beni şaşırtmaya devam ediyor.
dün gece rüyamda;
yaz mevsimiydi.bende kıyı şehrinde biyerde bir tura başvurmuşum.hani tırmanma grupları yelkenli grupları filan olur ya onun gibi bi tur sanırım.reklamındada 'hiç tatmadığınız bir deneyim' tarzında bir slogan kullanmışlar.bende (salak) gaza geliyorum kendi kendime 'napıcam her zaman ki tımanma gruplarını değişiklik olsun diyorum buna başvuruyorum.ama tur filan değimiş zaten.amaçları ne bilemiyorum ama benim gibi başruvan birkaç safı daha alıp motorla okyanus ortasında bir buz parçasının üzerine bırakıyorlar.ölüme terk ediyorlar yani.sende aç susuz ööyle kalıyorsun.
bir süre sonra hepimiz buzun erimekte olduğunu ve eridiği zaman daha fen acılı bi ölümün bizi beklediğini fark ediyoruz.o zamanda buz erimeden ve acı çekmeden kendimizi nasıl öldürebilirizi düşünmeye başlıyoruz.
aramızdan bi kişi soyunup güneşin altına yatıyor (yakıcı bi güneş var havada) güneşin onu yavaş yavaş pişireceğine inanıyor.
ben acaba dinlene dinlene yüzsek birşekilde kıyıya ulaşır mıyız diye düşünüyorum.ama kıyı gözükmüyor dahada açılma tehlikesi var diye göze alamıyorum.kurtulamicamı anlayınca bişekilde suda kendimi boğmaya çalışıyorum.

hayır maalesef rüyanın sonunda kurtulmuyoruz.en son kendimi suda boğmaya çalışmamla bitiyo rüya.

bu nası bişi diyince rüyamın en son okuduğum kitapla doğrudan bağlantılı olduğuna karar verdim.
chuck palahniuk-tekinsiz


şimdi bi kahvaltı sonra biraz kendime vakit ayırıp bakım yapma.

istanbul
hosting