26 Kasım 2009, Perşembe
saat: 18:07


sıkılıyorum bu şehirde artık...

eskiden her metrekaresini özleyip de geldiğimde ne de mutlu hissederdim halbuki!

taşına toprağına sövdüğüm diğer şehir de kafes gibi gelirdi bana...

şimdi tam tersi biliyor musun benjamin.

insanlar ne çok anlamlar yüklerler şehirlere aslında ve ne çok yaşanmışlıkları şehirlerle bağdaştırırlar. oysa insanlardır her olayın kahramanı gerisi sadece mekan, obje, teferruat...

niye bu kadar melankolikleştim ki şimdi...


bir yanım şehirlerarası bir otobüsün bilmemkaç nolu koltuğunda. başını cama yaslamış kitap okuyor...

başımda feci bir ağrı...


en azından bayram süresini tereza ve aile saadeti şeklinde geçirecek olmaktan teselli buluyorum.

plan program hazır...

başımdaki feci ağrı dinmek bilmiyor...


sadece huzurumu istiyorum çok mu?

sesini duymak yetmiyor, bir defa sarılmak için neler vermezdim...


istanbul
hosting