|
01 Aralık 2009, Salı
saat: 23:27
Boşluğunda Boğuluyorum Başka bir aşkın içinde başka bir bedenin elinde başka bir insanın kalbinde kurşuni renkte yokluk öncesi beklenmedik bir ölüm vardır hep iç içedir başkalarının içinde tüm bilenmiş göz yaşları ile saçılır ortalığa kan çıkar bu eylemde sen sabit dursan bile canın yanar,hasretlenmiştir ruhun bir kere önüne set olsan geçemezsin hasretlenmiştir gözlerin bilenmişsindir ince ince zannettiğin gibi değildir ama açıklayamazsın missilleme yapmıştır sınır sandığın çizgilere kökü dışarda can veren bir özlemdir onun adı al yuvarlarından onu cıkartmak istesen bile illa ucu paslı bir şırınga ister korkara benim adım der kor gibi bir yara hiç bir bedende bu kadar net temize çekilmemiştir tüm bildiklerin çarpıpta o kapıları dışarıya çıkmak istersin ama bilirsin ki birilerinin aklının en ücra köşesinde ölmeyi bile becerememişsindir onun boşluğunda boğulursun tüm suni tenefüslerinde giriş zili çalmışken o vakit anlarsın ki hatırlamakta bir nevi ölüm tekniğidir. temiz iştir. bir çırpıda içindeki tüm insanlık katledilir bertaraf edilir ne gören olur nede duyan gözlerindir tek şahit kalbindir ilk aranan acil numaraların meşkul çalar ışıkları kapatıp tanrım "sana yer kalmadı" dercesine yatağında ona benzeyen binlerce cesettle uyursun... | ||
|
|
||