|
04 Aralık 2009, Cuma
saat: 00:31
Üzerimde mavi bir kazak... Parmaklarımda kırmızı ojeler... Saçlarım uzun... ve açık....Taaa belime kadar.. Başımda taç... Minik bir etek üzerimde... ve bir bekleyiş.... Dirseğimi dizime dayamışım avucumun içinde çenem...Bekliyorum... Nasıl da güzel... Hayat güzel....Ben güzelim...Bekleyişim güzel...Beklediğim şey güzel... Kırmızı ojeleri taşıyan tırnaklarım minik ama dünyam kocamaaan... Avucumun içi minik ama heyecanım büsbüyük! Yüz hatlarım minik...Ama ben kocamanım! Bekliyorum.... Dilek'e gideceğim ve oyun oynayacağız:) Hazırlanmışım annemi bekliyorum...Ama bir türlü annem hazırlanamıyor.... Ama ben sıkılmıyorum hiç... Heyecanım kocaman çünkü... Çünkü Dilek sadece 2 sokak yukarda... Çünkü eninde sonunda oyun oynayacağız... Çünkü kocaman dünyalarımız var.... .... Yıl hangi yıl bilemedim... 88 yılı olabilir... Önemi de yok... Aklımda kalan o anki mutluluğum.... .... Ve aklımda kalan o anımı ölümsüzleştiren o fotoğraf.... O bekleyiş anım... O hiç bakmaya doyamadığım ben ve huzurum.... .... Ve merakım şimdi O'nun bu huzur ve heyecan dolu bekleyişimi ölümsüzleştiren fotoğrafıma iyi bakıp bakmadığı... Ya da arada bir bakıp bakmadığı... .... Sahi özledim o andaki beni... Sahi arada bir bakar mısın benim için bana... Benim için sever misin o beni... .... Hey ben! (Bu geceki seslenişim kendime) Beni özledim...Kırmızı minik ojelerimle.... ..... * Çocukluk fotoğraflarına baktığımız bu akşam aklıma gelen, en sevdiğim ve şuan albümümde olmayan fotoğrafımadır bu akşam ki cümlelerim.... .... Sahi bana iyi bakıyor musun? | ||
|
|
||