|
04 Aralık 2009, Cuma
saat: 13:16
gerçeğimi hayallerimle sunarsam hayata bu kadar dengesiz süreçler yaşamam normaldir. kafamın içinin bu kadar karmaşık hale gelmesi olağandır. hele hele artık gerçekle kurguyu da ayırt edemez hale geliyorsam, gerçeği bırakıp kurgunun zamanıyla yasıyorsam kendimden baska kim kurtarabilirki beni. kim biliyorki ne yasadığımı? içeridekiyle dışarıdakinin savaşını. arada kalmış gibiyim.ne gibisi, aradayım direk. açıkça korkaklığımdan sığındığım herşey alt üst olmaya devam ediyor, sabah iyi hissederek uyandım lakin evden çıkarken tüm o iyi-kötü giysilerimi evde bıraktım ve çırılçıplak halde dışarı çıktım. elimde değildi, o anın koşulları öyle gerektirdi. yüzümden düşen hiçbirşey olmadı çünkü oda çıplaklığı sebebiyle kendini sakladı. utandığından değil, sadece insanların manasız bakışlarından tiksindiği için. utanmak nedir bilmiyorumki ben. düşüncelerime, davranıslarıma sınır koymak bana göre bir iş değil. bu sebepten arıza yaratan bir çok şey var evet ama zerre sikimde değil. varsın pek çok şey çözümsüz kalsın. dursunlar orada öylece, benimle bir temasları olmasın. ben zamanla kolkola uzaklaşırken geçmişeteki yerlerini alsınlar onlar da. bu kadar mutsuz ve ardından bu kadar hissizleşip, bütün değerlerimi yok edebileceksem. anında kaybedebilsem ya kendimi. bir toz zerresi kadar bile varlığımdan eser kalmasın. ama sonra yoktan var olabilmeliyim. bak yine. gördün mü? eninde sonunda aynı noktada tıkanıyorsun. kellem o kadar açık ki herşeye, ne koysan uyum saglayabiliyor. işi zorlastıran biraz bu evet. çok canım sıkıldı. çok baska seyler istiyor canım. su an tek istedigim, neyse sigara demeliyim. fizy.com/s/115xfa iyi gider simdi kahveyle. | ||
|
|
||