05 Aralık 2009, Cumartesi
saat: 15:39


Korkularının paçaları dizine kadar çamura bulanmıştı..kırmızıya tutulmuş gökyüzü hüzünlü az hokkabaz bir şarkı döküyordu inceden saçlarına..çakmak yoktu sanırım,vardı da yanmaktan yorgun,suçu taşa atan bir ruh haline bürgün ve bencildi artık, sigarasız nefeslere boyun eğen bir gölge geziyordu teninde eli mahkum,kolu kırık..

vasfından sefil bir serilişti o vakit, takatsiz adımlarının cevapları dönüş yollarına gebe..ve bir ton yıllanmış takvim kırıgıydı güvercinlerini besleyen..yalnızlığı dna kombinasyonuna etıketlemıs ve bununlada kalmayıp barkot numarasını dövmelemıstı timinini en görünmeyen sesine..oturup ağlamıştı sonra..değermiydi ki cambazlıklarının sarmaşık sağrısı içgüdüsel kararsızlıklarını bunca nota eşliğinde çırpmaya..ya düşürdüğü sol anahtarı..ne olacaktı onca çılgın notaya..

gölge nikotinsiz yokuşlarda başka tenlerin esvaplarına bürünük ve can çekişiren..yalnızlık bilmediği bir numara da başrol oyuncusuydu, dört komşulu bir dna çemberinin davetsiz misafiri..deniz görmeyen bir susuz yazdı yaşadığı..ağustosa küfürlü..sitozine takık..bir asvalt-ı endamdı her çıkma teşebbüsü bipppp seslerine yenik..

o küllere muhtaçtı..hallaçlarrın küle bulanmış pamukları yetişmezdi bu düzenin çukurlarında..ağlardı işte inceden bir hıçırığın son dörtlüğünde bilmeden..
onbirinci yüzyıllarda tutsaktı ayakizlerinin yangını,
sesleriyse göğün en yüksek çemberinde bir kiriş açısı..barkot numaralarını seslendirirdi yıldız ışığı alan yanları..sızlardı..
duymazdı o..
hep bir kelime mırıldanırdı..
sonsuza değin.
enel yalnızlık..!enel yalnızlık..
e-ne-l y-a-l-n-ı-z-l-ı-k..!



istanbul
hosting