|
06 Aralık 2009, Pazar
saat: 19:23
“Tanrı kadınları lanetlemiştir. O bir anti-feministtir.” (Isaac B.Singer/Aşkın arayışında olan genç bir erkek) Tanrı kadını neden lanetlemiştir? Acaba kadını lanetleyen bu tanrı erkek midir? Yoksa kadın fikriyle tanrı eşdeğerde midir ? Erkek bilincinde ki “tanrısal egemenliği” aştığı oranda kadınıyla bütünleşebilecekken erkek kadını acaba kendi “tanrısallığını” garantilemek için mi ötekileştirir? Erkeğin tanrısallığı fikri daha Eve (Havva)’in kutsal elmaya dokunması hikayesiyle ve bunu takip eden erkek peygamberlerle sabitleştirilir. “Prophétie” neden sadece erkek bir egemen yapıya büründürülür? Bu tanrısallık neden özünde kadını şeytani bir varlık kılar? Otorite kendinden olmayanı dışladığı gibi onu lanetleyerek kendisine bağımlı bir kimlik yapısı geliştirmesinin koşullarını belirler. Tanrının anti-feminist olması, tanrının erkek olması mıdır? Tek tanrılı dinlerin tarih sahnesine ortaya çıkışı kadın kimliğinin tahribata uğramasıyla simultane (eşzamanlı) bir seyir izler. Kadın artık kapatılması, kaçınılması, sadece cinsellik barındıran, örtünmesi, erkeğin kendinin bile oluşturamadığı kontrol mekanizmalarını oluşturmak için kendinden feragat etmesi beklenilen, kimliksiz, hakarete uğrayan ve bu hakaretleri gerçekmiş gibi algılayıp yaşamını erkek egemen sisteme göre düzenlemesi, bastırılması ve yönetilmesi gereken bir şeytandir (!) Nietzche; | ||
|
|
||