|
07 Aralık 2009, Pazartesi
saat: 00:41
hayatınız boyunca sürekli kaçtığınız bir döngüye girdiğinizi düşündüğünüz oldu mu? siz anlamadan o en sevmediklerinize dönüştüğünüzü anladığınız? en sevdikleriniz sizden uzaklaşsın diye canınızla, sevginizle, haysiyetinizle hatta onları tehdit ettiğiniz oldu mu? her sevdiğiniz dünyalıya "sana bayıldım ama ben gidiciyim, acelem var" çektiniz mi? kendinize sırf siz değer vermiyorsunuz diye acıdınız mı pek çok kez? çok güzel olduğunuz halde bir harabeye dönüştürmek için bedeninizi deforme ettiniz mi acı, arsızlık ve tembellik ile, bir gece, belki de bir çok gece, bir barda belki de yatağın içinde? ya da.. haz elçiliği yaparken kendinize sel ismini seçtiniz mi? siz, daha yeni tanırken insanlar sizi, felaket(sel), intihar(ben) ve çocukluğa özlem(melankoli) ile boşaldınız mı yüzlerine, hiç beklemedikleri, ruhlarının ellerini kaldırıp tam ruhunuzun kafasını okşayacağı anlarda? sırf yakınmak ve bakın ne de hassas bir ruhum demek için hayatınızı başarısızlık ve denenmemişlik öyküleriyle donattınız mı? bir de onlara ışıklar takıp, kendini şehrin meydanına asıp insanlara suçlu aratmak gibi.. hayatınız boyunca sürekli kaçtınız mı, bir şeylere yetişiyorum sanıp? sevgi hissettiğiniz an paniğe kapılıp bütün enerjinizi "beni çok sevmeli" ye verdiniz mi? koşulsuz sevemediniz mi? sevemedik mi? (sevmek zor demişti. sevmek zormuş mşş) şehvetinizin nerenizden geldiğini soranlara en saf halinizle kıskançlık demediniz mi? ben dedim. açım da demiştim. şimdiye kadar canımla, sadakatimle, çocukluğumla tehdit ettiğim herkesten özür dilerim. gerçekten. her şeyden kaçıyordum ve gerekli önemi verememiş olabilirim insancıl yanlarınıza. duygularınız olabileceğini beni sevmiş olabileceğinizi görememiş olabilirim.yani görmemişim.. çok korkuyordum pilot. ben kendi zararımı kendi kendime veririm dedim pilot, başkası vermesin dedim.. ama kimse şu günlerde yüzleştiğim ve bu gece tamamen umudumu kaybetmeme sebep olan belirtileriyle boku yediğimi gösteren şu durum kadar zarar veremezdi bana.. sanırım başardım. artık eskisinden daha fazla korkuyorum. düşünceler renkten renge girip en has manevralarını ediyor.. düşünceler, onlarla gözgöze geldiğim an büyük bir renk patlamasıyla siliniyor. bir şey hatırlamıyorum. örneğin geçen hafta yediğim nanelerin ardından bu hafta ne yapacağımı bilmiyorum. çok sağlam bir omuz. çok sağlam bir omuz sol yanımda kafamı bekleyen.. çok iyi olurdu. | ||
|
|
||