|
08 Aralık 2009, Salı
saat: 10:00
istanbuldayım. mutfak penceresinden en az beş farklı tür çam ağacını saydıktan sonra buzdolabını açtım. muzlar gözüme çarptı ama yemedim. çıkıp dışarda kendime bir kahvaltı ısmarlayayım dedim ama henüz ona da yeltenmiş değilim. uzun zamandır ne gazete ne dergi okuyordum televizyon da izlemiyordum olan olmuş "kürt intifada"sının eşiğine gelinmiş. tıpkı türban işinde olduğu ve diğerlerinde olduğu üzere pek sevgili hükümet partisi bir adım öen atıp sonra iki adım yanlara sonra da beş adım beri atarak "ühühü ben istedim ama derin devlet hedehödösü engel oldu, pek mağdurum, misketlerimi de çaldılar" havalarını tutturuvermiş. zaten herkes her saniye darbe plan ve hazırlıkları içerisinde, e onlara da yazık nası siyaset yapsınlar ama. yol boyunca feci verimli bir şekilde çalıştım. makaleler okudum. sonra leninin imperialism the last stage of capitalism kitabının her bölümünün ilk ve ikinci sayfalarını okudum ve örnekler kısımlarına izin vermeden diğer bölümlere atlayıverdim. sonra sabahattin ali'nin içimdeki şeytan'ı yarım kalmıştı onu aldım elime. o napnaif adamın kelimeleriyle müthiş dinlenmiş hissettim. sonra zaten izmit körfezi, biraz deniz, gecenin ışıklarının yansımaları filan. sessizlik. güray'a katılmadan edemeyeceğim fatih sultan mehmet elif'in evini görse "ne fethi ne atı ne saltanatı yaw burası rahat işte" der ömrünü kitap okuyup camdan kedileri izleyerek geçirirdi. | ||
|
|
||