09 Aralık 2009, Çarşamba
saat: 11:16


bir üst komşu ki sabah 9'dan beridir matkapla aklımın hayalimin almadığı şeyler yapıyor olsun. kadının manyaklığı bence tescilli. gecenin iki buçucuğunda sapık gibi kapıyı tıklatıp, karşımıza boğazına kadar iliklenmiş pardesüsüne kadar hazır bir vaziyette çıkarak, klozet takımlarım düştü de demiş bir insan. o yüzden eve tamirci gelmesi olasılığını reddedip, kadının sabah 9'dan beri evinin duvarlarını matkapla deldiğini hayal etmeyi tercih ediyorum. aslında ben de zaten 9'da kalkacaktım. eğitim var. bir yarım saate evden çıkıp eyüp taraflarına gideceğim. ama olsun. insan hiç istemezken uyanmışken yatakta tavana bakarak bir beş dakika geçirmek istiyor huzurlu mutlu. soğuk eve uyanmak da ne berbat birşey arkadaş. insanın öldür allah yataktan çıkası gelmiyor.

bu sefer niyeyse hiç heyecan olmadı. iki gün öncesinden elime beş sayfa kağıdı alıp tekrar tekrar okumaya da kalkmadım. bir gamsızlık bir birşey. bu sefer başka birşey yapmaya karar verdim, ondan muhtemelen.

şu hayatta sigorta primi denen birşey var evet. insan bunu 26 yaşındayken düşünmüyormuş, onlar da düşünmemişmiş, ama şimdi üç tane bireysel emekliliği varmış bir tanesinin misal. o bir tanesine yaş kaç desen en fazla otuz beş der aslında, ama işte. insanın gençliği elden sigorta primini düşünmeye başladığı zaman mı gidiyor acaba. benim aklıma bir soktular, yirmi yere telefon açmam gerekti. yine de olursa olmaz diyeceğim, bir yıl eksik primden birşey olmaz. evek. en sonunda az biraz ısınmış evden soğuk dışarıya çıkmak daha da berbat birşey. kışın tek güzel tarafı kar. ama karın yağması, yağıyor olması, şimdiki zamandaki hali yani. sonrası da berbat. bence. ıhh.

istanbul
hosting