|
12 Aralık 2009, Cumartesi
saat: 22:42
bazen hani böyle herşeyi en ince ayrıntısına kadar hesaplamanız gerekir, aslında 'bazen' kelimesi aptalca oldu, insan sanırım böyle birşeye hayatında bir kez katlanır. neyse işte öyleyim, herşeyi ince ince hesaplıyorum, en ideali için. kötü tarafı ise her ne kadar B,C, vs. planlarım var diye iddaa etsem de yok. sadece bir plan en ince şekilde hesaplanan bir plan. çok yoruluyorum, gözlerim, dizlerim, başım, varolan her yerim ağrıyor, varolmayan yerlerim sayesinde ise direncimi buluyorum. ama sanırım biraz daha düzenli yemek yiyip uyumam lazım, kilo vermeye başladım. aklım buzullu bir suda deliler gibi devinen pervaneler gibi. çarpan buzları kırıyorum, ama motora zarar veriyorlar. alkol bile alamaz oldum, rahatlığa, keyife hiç tahammülüm yokmuş gibi bir his. ama güzel, herşey güzel. ya da öyle olduğunu sanarak yaşıyorum. bi de sana yazmayalı ne kadar uzun zaman olmuş. neyse bunu sonda da söyleyebilirdim. hayatımda mütemadiyen insanlara sanki hayatımda onlara mütemadiyen katlanıcakmışım gibi davranıyorum. hatta bununla ilgili geçenlerde uçurtma ile konuşurken bana, seni öyle tanımamıştım dedi. doğru, ben zaten sadece tanıdığı adamamım. ama işte yılmaz erdoğan'ın filmde çok güzel özetlediği gibi. böle soğuk, ama yakıo, böle tatlı gibi ama asitli. eee neden içiyorsun o zaman? kapitalizm işte. evet bu kadar basit, tabi benim derdimim kapitalizm olmaması dışında. bana ne kapitalizmden, bana ne? elimden geldiğimce etrafımda gördüğüm güçsüzlere destek oluyorum ya da olmaya çalışıyorum, ama bana ne herkesten ya da sistemden. vik vik beğenmiyorum diye konuşuyorsanız değiştirin. içten içe o pornolar, gece hayatı, mustang, elvis presley vs. sizin de hoşunuza gidiyor değil mi? heh işte, bende onlardan çok var ve çoğaltmak için elimden geleni yapıyorum. mutluluğu hissedemiyorsan diğer insanların zaaflarını kullanarak onları izle, en azından sigaranı keyifle içebiliyorsun, ben denedim, memnun kaldım, devam ediyorum :) saat: 22:45 ayrıca, bence, twitter sucks.. | ||
|
|
||