13 Aralık 2009, Pazar
saat: 13:52


Merhabalar.

Sitenizi; bir diziden tesadüfen öğrenmiş olduğum Mormonlar hakkında internet üzerinden araştırma yaparken buldum. Pek çok web sitesinden okumuş olduğum taraflı yazıları, bu siteden edinmiş olduğum bilgilerle karşılaştırdığımda ise; sonuç açıkçası benim için çok daha fazla kafa karıştırıcı oldu.

Sonuç itibariyle, tamamen kişisel merakım nedeniyle, inanmış olduğunuz kutsal kitabı inceleme ihtiyacı duyuyorum. Fakat açık adresimi vermekle ilgili bazı tereddütlerim bulunmakta. Bu sebeple sizden ricam, Mormon Kitabı'nı posta yolu dışında ne şekilde teslim alabileceğime dair beni bilgilendirmeniz yönünde.

Adres kısmını boş bırakmış olsamda, belirttiğim diğer tüm bilgilerim doğrudur.

Yardımcı olabilirseniz sevinirim.

İyi günler.

Pelin


Ardı arkası kesilmeyen bu saflık akan cümlelerimi son kez okuyup, en ufak bir tereddüt duymadan gönder tuşuna basmış ve beklemeye koyulmuştum.

Herşey beklediğim gibi gitti. Kibarlıktan ölmek üzere olan bir cevap maili ve haftasonu toplantılarına nazik bir katılım daveti.

Kabul etmeyecektim. Sonuçta ayin mi yapıyolar, karı mı kesiyolar, ne yaptıkları belli değil lan diye düşündüm. Fakat olmadı tabiki. Mormonlar haddinden fazla kibardı ve benim zaaflarım vardı.

Maili göndermiş olduğum M. yine aynı ölümcül kibarlığıyla telefon etti dün. Uzun zamandır kibarlık denen zımbırtıya ihtiyaç duymadığımdan ilginç bir dialog yaşadık kendisiyle. Telefonu kapattığımda şaşkındım. "Ahizeye mi tükürdü naaptı lan bu herif böyle?! Resssmen basiretim bağlandı, olur geliyim yarın dedim yaaa!" dedim içimden. Sonra hemen dışımdanda bunu dile getirip sevgili cancağızım, ahretliğim Furkan'a yarın hunharca öldürülebileceğimi, bu yüzden beni sık sık arıyıp kontrol etmesini, gerekirse bir yerlerden Hanzo Hattori kılıcı bulup gideceğim mekanı basmasını tembihledim. Hiç olmadı "Vallahi bir telefonuma bakar herşey, yeminlen tüm Ümraniye'yi buraya toplar, hepinizi s.kertirim!" diye tehdit ederim diye düşündüm.

Mormonların Utah'ta işledikleri cinayetleri okumuştum ve korkuyordum bu sürekli gülümseyen insanlardan. Buna rağmen bilinmeyen bir güç "Gitmelisiiin! Gitmelisiiin!" diyordu.

Daha sonralarda bu bilinmeyen ve beni sürekli anlamsız şeyler için gaza getirip, fiştekleyen şeyin merakım olduğunu farkettim. Bundan öncede pek çok kez başımı belaya sokmuştu bu durum.

Fakat akıllanmamakta ısrarlıydım.

istanbul
hosting