|
14 Aralık 2009, Pazartesi
saat: 02:29
Teke tek ile medya kralı arasında geziniyorum. Elimde bitmemiş, garip renkten bol delikli bir hippi hırkanın en arkası. Kollarını ve yakasını yapmam için, elimde şişlerle, yasini şerifler ve yünler satan dükkana girip, herhangi bir boydaki sakallılardan birine gitmeliyim. Örneğim çizmelerimin nalbanttan alınması da bu kategorideyse de hem parası daha önce belirtilebilirdi. Bir fermuar üzerine, insan, nalbantta olsa ne konuşabilir. Evde bir fare olmasından korkuyorum. Umarım o da evde bir insan olmasından korkar ve buralardan gider. Ya da görünmez faredir umarım. Bir kadın mutluluğu bilimsel olarak araştırdım diyor. Yüzde onu şartlara bağlı, yüzde ellisi genetik. Mutluluk genetikmiş. Bir kısım insan gibi. mutluluk yerine bir kapitalizm üzerine kara varmış ama kendisi farkında değilmiş gibi geliyor. Yüz miligramdan 1000 miligramlık alıp dişimi altında ezmek istiyorum. Manyak dükkanda Garip, verem olduğundan, alman hükümetinin ona verdiği yüzbin miligramlık ilaçları benimle paylaşırdı. Kendisinin haberi olmadan prodüktörün karısı versilesiyle. Aynı kadın, kuaför terminlerine sadık aynı zamanda da ellerine sarı plastik eldivenler geçirip, set kayıttayken, tuvaletlerini silerdi. Posta gazetesinin bugün vereceği örgü ekini alamadığım için üzüldüm. Dişlerim bir kapıdan çıkmak isterlermiş gibi ağrıyorlar bir aman vermiyorlar. Yaşar teyzeye bir pusulanın kuzeybatısı deseydik, tam haritanın sınırında gibi, diğer kadına da-Rum muydu?- Pencerede yaşayan bir diğer kadına kuzey doğu diyebilirdik. Kuzeydoğu şimdi fazla rüzgar alan ve muhtemelen bakımsız, belediye mezarlığında, kuzeybatı ise en iyi ihtimalle bakırköyde. Dün Berlindeki komşulardan çığlıklar geldi telefonda. Bugün fırından ekmek alıp gelince gördüm, camlar bomboştu. Boş mu ev? Evet dedim. Götürdüler demek, dün çığlıklar vardı dedi. Nereye götürecekler ki? E bakırköye kaldırmışlardır. yalnız yaşıyordu değil mi evet. Bir kaç zaman önce, hiç vaktin yok mu? Demişti? Ben de yok demiştim, elimde bir otobüsten kopma vangogh resmiyle, valla yok, olursa gelirim demiştim. Şimdi bolca vaktim var. Yarın ankaraya gitmeli ve pilav hususunda geliştiğimi göstermeliyim. | ||
|
|
||