|
14 Aralık 2009, Pazartesi
saat: 06:22
O. Çocuklarını izledim(terkar). Orada Demet Akbağ ve Altan Erkekli'nin öyle bir sahnesi var ki, herkes(filmi izleyen) bana deli desede ben o sahnede göz yaşlarıma engel olamıyorum. Ufacık, küçük bir mutluluğun hayalini bile gözlerine yansıttığı, ufacık mutluluğu aradığı sözleri paylaşıcam seninle ama önce karakterleri anlatayım.. Mehtap hanım eski bir hayat kadınıdır ve bu işe paso dedikten sonra evini yuvaya çevirmiş ve diğer hayat kadınlarının çocuklarına bakmaktadır. Mehtap diyabet hastasıdır. Hergün sabah Lokman hekime giderek insülin olmaktadır. Lokman hekimde Mehtap hanıma içten içe hayranlık beslemtedir... +Vallahi lokman efendi bir elinle şifa veriyorsun, bir elinle ızdırap. -Sizin de bana yaptığınız çok farklı birşey değil hanımefendi. +Yani -Hani neredeyse hastalığınıza seviniyor oluca.Bütün günlerim, gecelerim sizin hayalizinle geçiyor. +Neyaparken hayal ediyorsun mesela? -Yokluğunuzda çektiğim ızdırabı ancak sevdalılar anlar.Ama sabah olupta siz geldiğinizde adeta şifa veriyosunuz bana. Varlığınızdan yokluğa... +Sen benle yatmakmı istiyorsun? -Siz bugüne kadar gördüğüm en kadın kadınsınız.Sizi görüpte yüreği hoplamayacak kul varmıdır bilmem ama benim niyetim çok daha ciddi Mehtap hanım ben sizinle yuva kurmak istiyorum +hahahaha -..... +Viziteyi bedevaya getircem diyosun yani.İlahi lokman efendi tasarruflu adamsın vesselam. -Niye öyle söylüyosunuz hanımefendi evlilik çok kutsal bir müessese. +Hadi canım.Sabah akşam cilveleşilen müessesenin kutsallığımı olur? -Bakın Mehtap hanım biz artık yaşımızı başımızı almış insanlarız.Gerçi siz benden çok daha gençsiniz ama artık bize birer can yoldaşı lazım. +Hadi evlendik diyelim. Canım cicim aylarıda bitti.Benim eski meslek aklına gelipde inceden bi dertlenmezmisin? -Haşa ne kelime. Artık o işi yapmıyorsunuz.Hem görmüş geçirmiş kadın gibisi varmı?Nedemişler al görmüşün kızını tutsun dolana dolana,al görmemişin kızını tutsun ilene ilene. +İlla bi tutturacam diyosun yani(en güldüğüm replik) -Kusura bakmayın Mehtap hanım ben size derdimi tam olarak anlatamadım.İsterseniz yarın birlikte bi çay içelim hem sizde düşünmüş olursunuz.Papazın bağına gidelimmi? (işte beni ağlatan replikler başlıyor) +Çay bahçesinemi gidicez? -Siz isterseniz. +Beraber? -Bir kusurmu ettim? +Yok,yok hayır canım....Ne bileyim.... Bi tuhaf geldi.. Biliyomusun ben hiç bi adamla çay bahçesine gitmedim ömrümde.Yasaktı bizde,izin vermezlerdi.Çağıranlarda ya evlerinde misafir ederlerdi,ya otel odasında sağolsun.Sen şimdi çay bahçesi diyince nebiliyim....Evlenincede gidermiyiz? -Siz istediğiniz sürece. +Sinemaya? -Neden olmasın. +Peki sen böyle pazar alışverişi yapıp elin kolun dolu gelirmisin eve? -Tabi +.... İyi.Ben teklifinin cevabını bugece bi düşüneyim,yarın uğradığımda söylerim -İnşallah cevabınız müsbet olur. +Akşamda televizyon seyredecekmiyiz beraber? -(evet anlamında kafa sallar) Küçük istekler, büyük mutluluklardır günce bunu sakın unutma.... Ve o filmin şarkısı.... | ||
|
|
||