|
14 Aralık 2009, Pazartesi
saat: 22:36
Kalbi hala yaralarından sızan kanı pompalarken, Aşksız yaşamaya dair sözler veriyordu kendine.. ( Böylesi daha güvenliydi. ) Yaralı dünleri korkularını mayalıyor, her gün biraz daha kabarıyordu içi... Elleriyle kulaklarını kapadı. Nereden geldiğini bi türlü algılayamadığı o ses sürekli "Neden Böyle oldu?" sorusunu fısıldıyordu.. Faydası yoktu. Düşüncelere daldı.. Her şeyden çok sevmemiş miydi O'nu?? Yeterince sevilmemiş miydi?? Güvenmemiş miydi? Başlangıçta birlikte her türlü sorunun üstesinden gelebileceklermiş gibi hissederken, sorun nasıl kendileri oluvermişti??.. Onları birbirlerine tahammül edemeyecekleri bu sona ne getirmişti?? Birlikte yaşlanmak isterken, birlikteliğin sorunlarından yaşlanmıştı.. Yorgundu.. İçkisinden bir yudum aldı. Beynini uyuşturmalı, içini kemiren düşüncelerden kurtulmalıydı.. Sonra fondip... Dışarı çıkmalı, günlerdir kendisini merak edip arayan arkadaşlarının yanına gitmeliydi.. Bekarlığın tadını çıkarmalı, bir kaç gündür uzaklaştığı hayatın içine atılmalıydı artık.. ve çıktı... İstiklal Caddesinde yürürken birden ürperdi.. içi hopladı.. kalbi hızla çarpmaya başladı... Ah! ne aptallık!!!.. Birini O'na benzetmişti.. Tüm yüzlere baktı. Orada değildi.. Neden heyecenlanmıştı?.. Seviyo muydu O'nu hala?? Karşılaşmak mı istiyodu?? Hayır!.. O'nu görmek istemediğine karar verdi ve yoluna devam etti.... Çok eğlendi o gece..:) İyiki arkadaşları vardı. Ya onlarda olmasaydı??.. :)) Eve döndü... Yatağına uzandı ve sızdı... Sıçradı!!.. Ter içinde kalmıştı.. Başını çevirdi. Yanı yalnızdı.. Issızdı... Yastığına sarıldı. Yanlız uyuduğu günleri hesapladı. Alışamamıştı... :) Tekrar uykuya dalmadan önce bir daha asla yalnız uyumayacağına dair sözler veriyordu kendine... Yatağındaki ve ruhundaki boşluğu aykırı sıvılarla dolduracaktı.. Yaralarını kendi yöntemleriyle saracaktı.. Gözleri doldu ve taştı... İçinin boşaldığını hissetti.. Kalbi artık buz gibiydi,taş-tı... İçinden bir ses ona fısıldadı... Kendini aşktan koru... | ||
|
|
||