|
14 Aralık 2009, Pazartesi
saat: 22:57
Kaldırımlarında kaç kişinin yürüdüğünü bilmediğim bir yoldayken; Gitgide hızlanan adımlarım beni şaşırtıyor,karşı kaldırımda yüremeye çalışanları ise 'ürpertiyordu' Doğru ya bu 'ben' daha yeni yürümeyi öğrenmişti. Tabelarının farklı yerlere çıktığı yollarda içindeki korku ifadesini yüzüme,mimiklerime,ses tonuma deşifre etmeden,usul usul,yavaş ve hızlı yürümeyi. Ritmi tutturabilmeyi. Sokaktaki tanımadıklarım ''eski yakınlarımdan'' daha samimi bulduklarım. Geldiğim yerdeki insanlardan biraz daha çirkin ama daha insan gördüklerim yer. ''Burası'' Alışkanlıklarımı eskitmeye çalışırken, Tertemiz kokulu yuvaların olduğu yerdeyim. Etrafım 'ışıklarla dolu'' Kimse ve hiçbiryer karanlık değil,ürkmüyorum. Ürkmüyorum ya hani.. Yanımda kimse olmasa da olur. Gülüyorum ya bir iki ağlasam da olur. Mutluyum ya sen olmasan da olur. Kaldırımlar.. Arnavut kaldırımları, Taşları 'ikişer ikişer,üçer üçer' kefenlenirken, Gözyaşlarına gerek bile kalmadı,Nasıl olsa gülebiliyorum.. | ||
|
|
||