|
15 Aralık 2009, Salı
saat: 14:32
müstakbel patron aradı dün. telaş içinde. çok büyük iş almışlar "adam lazım, ne zaman geliyorsun?" diyor. ben tabi hık,mık, tez falan filan... "zaten bir kişi değil birkaç kişi lazım, yetiştiremiyorum hiçbirşeyi" dedi. dedim "arkadaşlara sorarım". bunun üstüne maaş rayici nedir onu sordu. ben de dedim "ben izmir'i bilmem ama istanbul'da böyle böyle." sonra da diyor "ama bak bu kesinlikle senin için düşündüğüm rakam değil" nasıl bir güven vermişsem kadına. resmen kara kaşıma kara gözüme. ne yaptığım birşeyi gördü, ne nasıl çalıştığımı biliyor. valla hep h. abla sayesinde bunlar. beni kimbilir nasıl anlattıysa kadına onun gazıyla süper yetenek haline geldim. korkutuyor açıkçası beklentiyi karşılayamamak. ne zamandır çalışmıyorum, düzenleri çok farklı vs. onu da geçtim şimdi ben böyle aman işim hazır cart curt ahkam kesiyorum. ben gidince hoooop işler tersine dönüverirse hayatımın morartısını yaşarım, her tonundan hem de. sabahtan beri bacağımda kramp var, geçmedi bir türlü. gerim gerim gerildi teller. uff çık git ! günün şarkısı: vega - bu sabahların bir anlamı olmalı saat 2, futile için çalışma vakti ! | ||
|
|
||