15 Aralık 2009, Salı
saat: 17:25



When I born, I black
When I grow up, I black
When I go in Sun, I black
When I scared, I black
When I sick, I black
And when I die, I still black

And you white fellow
When you born, you pink
When you grow up, you white
When you go in sun, you red
When you cold, you blue
When you scared, you yellow
When you sick, you green
And when you die, you gray

And you calling me colored?


____________


kısacası şu, sabah kahvaltıda yediğim krakerlerin keyfini çayla çıkarıyorum,

telefonum çalışıyor;

- kübra hanim eğitim var gelir misin?
-siz eğitilmeye başlayın ben geliyorum. (bensiz de eğitilemiyorlar yaw)

hüsnü arkan- nereye uçar turnalar? dinletiliyorum...


ahhh küçük bir pervane gibi.

nerdesin kız sen?
şerit haddeden ayrılma, gözlerimiz seni arıyor. hıh!

___________

Eksilmesin dudağından gülüşün, eksilse yaşamından güneş.
Yüzün kararmasın gecede, gülümse düşlerinde yine.
Nereye uçar turnalar, nereye gider gökyüzü
Alıp kanatlarına umutlarını geçmişin?

Sen yıkıldın altında göğün, yandın küçük bir pervane gibi.
Ah, küçük bir pervane gibi.

Kim götürdü bakışından ışığı, kim aldı gözlerinden onu?
Kadehlerden yüreğine boşalan acı bir umutsuzluk, o mu?
....
___________

şimdi anlıyorum kalbi temiz olmak neymiş.sular seller akıtmak bu köprünün altından.

dün saygı değer bir abinin yorumu şuydu, etrafına o ışığı yayıyorsun. geldiğin günden alışmak nasıl olurmuş senden öğrendim. cevap mı? : gözü ışıldayarak başını sallamak.


bir kaçış bir kaçış
kim aldı söyle kim aldı?
kimi sevdim gizli gizli?

kübra hanım F7'nin oraya geliyorsunuz acil!

hay ben senin haddenii..


yerim seni yerim

ADI: bOş tulum

istanbul
hosting