|
15 Aralık 2009, Salı
saat: 22:15
Vapurda haberi aldım. Sonra Deniz'le kitapçıya uğradık, tesadüfen Susan Boyle albümü gördüm. Hediye paketine koydurup babacığıma götürdüm. Mesela bu süper bir tesadüftü. Tanımaz etmezdim karıyı, Deniz için kitapçıya gittim, orda albümü duruyordu, çok "yerinde" idi. Hayatımın aleladeliğini bu küçük şeylerle yenebilmeyi seviyorum. Bu aldığım haber her halükarda hayatımı değiştirecek. Ne derece değiştireceği belli değil henüz. Bir de bir başka yolun açılma ihtimali var. Feridun Hoca dönene kadar umutlanmıyorum. Hayvan gibi vize notları da geliyor, kendime şaşırıyorum, hatta açıkçası korkuyorum, asistanlar bir hata yaptığını fark eder de notumu değiştirirse diye. Çünkü vizeler çok yavan geçmişti fakat an itibariyle tehlikede olan hiçbir dersim yok. Hatta biraz asılırsam alnıma dönem karnemi asıp dolaşabilirim. Bunun haricinde çevremdeki insanlar birbirleriyle küsüyor, birbirine tavır alıyor vs. Bu tür şeylere girmediğim için beni doğrudan etkilemiyor ama masadaki gerginlik kalkıp gitme isteği uyandırıyor içimde. Boş geliyor bana. Omurgasız mıyım lan diye düşününce de normal davranan insan olduğumu fark ediyorum. Çözülür nasılsa. Amaaan. | ||
|
|
||