16 Aralık 2009, Çarşamba
saat: 01:53


o kadar çok şey var ki susmasını istediğim beynimin içindeki gürültüler, yankılar, detoneler... şehirin gürültüsünü bastıran triom... bazen hüzünden iç sesim kısılıyor boşa haykırışlarına... deniz kenarında karanlık ufka bakarken bri rüzgar esse; ardından bir kaç saniye ağzım açık dudağımdan salyalarım akarak alık alık boş boş baksam herşey silinse kendimle arama bir perde girse... hiç fena olmaz... bir an gözlerimi kapayıp karanlığa adım atıyorum... ruhumun salonunda ki sehpaya dizimi çarpıyroum... can havliyle ne küfürler ediyroum... ama sehpayı oraya koyan salak aklıma geliyor. susuyorum kendimi eleştirirken daha az dürüst olmalıyım dürüstlük intihara yöneltiyor...

istanbul
hosting