|
16 Aralık 2009, Çarşamba
saat: 20:13
bence depresyon diye bir hastalık falan yok aslında.kendimizi ifade edemediğimiz ve isyan ettiğimiz halde sesimizi duyuramadığımızda, kimseden fayda göremediğimizde, başımıza kötü birşey geldiğinde ve çözüm bulamadığımızda falan belli bir moda giriyoruz ve birşeyler değişmedikçe doktorlar depresyonda olduğumuzu söylüyorlar. bak kardeşim, mutsuzsun evet çünkü o istediğin olmadı, olmayacak da. olana kadar bu şekilde beklemeyi tercih ediyorsan sen bilirsin. otur bekle ama o istediğin olmayacak. gerçekten bak, senin gibi kaç tanesi bekledi, gelmedi daha da kötü oldular. o ilaçlarda bi boka yaramıyo, iyi hissetmek mi? 200 gramı alma bakalım 3 gün 4. gün ne hale geleceksin. sen bilirsin. seni bekleyen süreci ben sana baştan bir özetleyeyim de: önce isyan edeceksin normal olarak o problem yüzünden, evet aldatıldın, kandırıldın, alamadın, veremedin, geçemedin ya da ne bileyim ezildin.hıhım. şuan herşey sıcak, anlat dostlarına bakalım, sırtını sıvazlasınlar, haklısın desinler, oh çek dön kıçını uyu. haydaa günler geçti bak hala aynı sorunlar, üstelik artık o hallolmadığı için başka şeyler yapasın da gelmiyor değil mi? ne anlamı varki?yazdıklarının, giydiklerinin, söylediklerinin, becerilerinin.arkadaşların da farkındaysan sadece yüzüne gülüyorlar, farkettin sen de yavaş yavaş aslında senin için gerçekten üzülmediklerini. sen iyisimi çekil kenara. istersen biraz alkole sarıl yada ne bileyim esrar falan kullan, cool hissedersin en azından. sırf bu ihtiyaçları karşılamak için elin abuk sabuk adamlarının ağız kokusunu çekmek zorunda kaldın bak, iyisi mi evinde takıl sen.ver parasını toptan al.bir de bu zevzekleri mi dinleyeceksin. eskiden yüzlerine bakmazdın, bak şimdi, onlardan başka kim kaldı çevrende? gitsen ne olur?gitmesen ne olur? o saçı tarasan ne olur?yıkansan ne olur? diyet mi? ne için?kimin için? gelsin fastfoodlar, neydi servisin numarası? ooh kurul koltuğuna xxl menünle, bak kimse de yok aç bi seda sayan ne bileyim bir mehmet ali erbil, bir fatih ürek...bir pazar keyfi... haberler mi?höh! o geçen gün koliyle aldığın romanları da kaldır bir dolaba.ne okuyacaksin be. ama kimseye de verme, hangi verdiğin kitabı geri alabildin ki? o telefonu da açma sakın. egonu tatmin et, belki önemsiz birşey soracak, ama sen, seni merak ettiklerini düşün, önemli hisset, çaldıkça egonu tatmin et.ooh sonunda sustu, ne kadar rahatladın değil mi? yak bir sigara,geç pencereden yansımanı seyret, kaloriferin ısısını gıdında hisset, bas kahkahayı üstüne.. bak uçak geçiyor... uçak evet gitmek ... sen en iyisi bir süre git.kaybol ortalardan, tazelen gel, şöyle kilolar ver, güzelleş, güzel kıyafetler al, tarzını değiştir falan... herşey ne kadar güzel değil mi? insanlar nasıl da şaşıracaklar? nasıl da önemli bir insan olarak görecekler seni.muhteşem olacak dönüşün! ve döndün, yeni bir hayata başladın! ne güzel değil mi?herşey ne kadar pozitif... ama o da ne? nerede bu insanlar? sen şimdi kime göstereceksin kesendeki renk renk misketleri? yaaa... kaldın mı ortada? sen en iyisi git yine, geç kabuğuna, ara servisi, aç sedayı... ..... sıkı dur depresyona kesin ve tek çözümü açıklıyorum: da da da daaaaan!!! vazgeç | ||
|
|
||