18 Aralık 2009, Cuma
saat: 19:59


Bir oyunculuğum eksikti.

Yaaa, evet.

Uykumun orta yerinde telefonum çaldı zırıl zırıl.
Afyonum patlamamış zaten daha, gözlerimi açamıyorum...
"Bak sana bir haberim var," dedi heyecanla.
"Hayırdır," dedim, "n'oluyoruz?"

Kısa film çekecekmiş bir arkadaşı, oyuncu arıyormuş.
Ne ilgisi varsa benden bahsetmiş ona.
Dedi; "Oynar mısın? Ben de varım hem."
Kem küm ettim başta ama ısrar edince kıramadım.

Film de "Eternal Sunshine..."ın kısa versiyonu.
Duyunca eridim tabi.
Ama yine de anlayamadım; okul projesi için bu kadar popüler bir filmi niye kısa metraja çevirip yeniden çekersin?
Neyse, orası beni enterese etmiyor.

Yalnız, oyunculuk en beceremediğim şeylerin başındadır.
Kolumu bacağımı bir yere vursam,
canım acıdı diye kimseyi inandıramam bile.
Yazdığım, yönetilmesine katkıda bulunduğum filmler oldu.
Lakin oyunculuk derseniz?..
Bilemeyeceğim, kamera arkası adamıyım ben.

Tabi yarın sabahın köründe olay mahallinde olmam lazım.
Genellikle sabahın köründe yatak mahalline henüz girizgah yaptığımdan kelli, o da bir sıkıntı.
Bir şekilde zıbarmaya çalışacağım artık.

Hadi tutmayın beni.

istanbul
hosting