18 Aralık 2009, Cuma
saat: 20:41


bu şehirde ıslanmak vakti o kadar uzak bir yere gitmek telefonların kablosunu koparıp... montun beresi altında kuru yerlerim ile ıslatmak ruhumu... üzerimdekileri çıkarıp sonra bir kadınla sevişmek yağmur altında yağmurdan önce park edilen arabarın ardındaki anlık kuruluk soyundukça kadınla ıslatmak... sevişmek iki bendenin eş zamanlı mastürbasyonu, yatağın kenarındaki bardakti zeytinyağ ile su daha temaslı daha karışık iki bedendenlerimizden... seninle sevişken sevgime paha asla biçmezken şimdiki bedenlerin bankonotları o kadar ucuz ki, pazarlık bile yapmıyorum onu bırak fiş vermediği halde bahşiş bile bırakıyorum... sen giderken korunmadığımdan bu ruhumun hastalığı her bedene bulaştıkça ağırlaşan sağlığım... peki ben seni kalbimde beynimde öldürdüm neden orospuların bedenine gömemiyorum... ya salak kafam çıplakken akıl etmiyor.. aynı kutuplar birbrini iter... o zaman seni bir namuslu kadına gömmmem gerek birinin aşkını ziyan etmeden bu yükten kurtulamadığımız bu düzenin içinde... ben ve bende bıraktığın cesettin bir orospunun toplu mezarına gömülcek bu gece... telefonların kablosunu kopardım... akşam ezanından sonra her adam gibi adam bir orospunun kolunu görecek her faninin musalla taşını gördüğü gibi... bazı insanlar o yüzden musalla taşının soğukluğuna titremez... milli olmuştur kendi cumhuriyetinde...

istanbul
hosting