|
19 Aralık 2009, Cumartesi
saat: 14:59
evde yalnızım... yapılması gereken işlere el atıyorum ama bitiremiyorum... neden bilmiyorum ama işimi yapmakdan keyf alıyorum ama raporlamak istemiyorum.:((( milyon dolar sat de ama raor hazırla deme... bir sürü bakım anlaşması yap de ama crm i güncelle deme. bütün hafta sonumu bu gerizekalı programın tepesinde geçirmek istemiyorum. ama malesef bugün böyle geçecek:( akşam eliflerdeyiz.. yine dostlar.. ne söylemek istiyorsan düşünmeden konuşabildiğim sıcak yuvam.. hepinizi çok seviyorum... en büyük lüksüm bu. tartmadan konuşmak... dostlarla mümkün.. iyi ki varsınız.. iyi ki yalnız değilim. hayat biriktirdiğimiz omuz sayısı kadar yaşanıyor... omuzlarım var başımı yasladığım... ne yaparsam yapayım yanımda olduklarını bildiğim... sizi üzdüğüm tüm zamanlar için özür diliyorum... tüm mutlu zamanlarımız için çoğaltığımız sevgiler mutluluklar diliyorum.... bu yazının sahipleri güncedeler... selam olsun... saat: 15:09 Altınolukta uykunun en güzel anında saatin çalması ve bir inat uğruna köyde edilen kahvaltı... yumurta kokan yumurta, çay gibi kokan çay ve dostlar... akşam yapılan mangal ve suratların karaya çalması... rakı ve oyana da buyana da salla:)))) Gökçeada da dostların bir çöle çıkması ve orada bile eğlenecek çokca an yaratması... camışın yürümekten ödünün kopması ve karnını zorla ağırtması, kaleye çıkmamak için her gün dualar etmesi ve ilginçtir dualarının tutması... her hafta sonu aynı sokakta bir araya gelmeyi başarmak... neredesin diye sormadan birbirimize değiyor olmak... ağlayan biri olduğunda içimizin ona akması... ağlayanın haberi bile yokken diğerleri ile telefon kouşmaları... acıyı azaltmak için yapılacaklar üstüne konuşulan saatler... lanet olsun ki bazen işe yaramasa da burdayız demek isteği... her hafta birinin kaybolması ve herkese göre ayrı reçete. :) fark etmrsek de ne kadar zenginiz duygusu... ne kadar şanslıyım duygusu... bugün dostlarıma uyandım... | ||
|
|
||