19 Aralık 2009, Cumartesi
saat: 17:20


hey bebek.

bok gibi bi akşamdı. hava deli gibi soğuktu. ekinle yemek için dışarı çıktık ve iliklerimize işledi soğuk beş dakikada. ekin uykusuz olduğu için erkenden yattı. biraz kitap okudum, nete girdim, sıkıldım. ev arkadaşımın arkadaşları salonda höyküre höyküre eğleniyordu ve bu saçmalık beni aşırı rahatsız etmekteydi. kulaklıkları takıp seksenikinci kez Planet Terror izledim. Bu film beni mutlu ediyor.

yatağa girdim 12 gibi, aptal muhabbetler uyumamı da engelleyince en sonunda tepki gösterdim. odalarına gittiler. zar zor uyudum.

sabahın 7sinde kalktım. yüzümü yıkamak için odadan çıktığımda (odamın kapısı salona açılıyor) salonda yiyişen iki tip vardı. ya oraya kusacaktım, ya birini dövecektim, ya sinir krizi geçirecektim. tüm bunların yerine gidip yüzümü yıkadım. poğaça aldım kahvaltı ettik. her zamanki gibi aldığım kaşarlı poğaçalar peynirli çıktı ama daha büyük sıkıntılarım olduğundan çok aldırmadım. 8.30 gibi ekini öpüp kuaföre gittim. fön çektirdim. hilalle okula geçtik sonra. cumartesi gününe ders koyan okul mu olur. formasyon beni çok yoruyor. ilk ders dayandım ama, arayı kantinde uyuyarak geçirdim. sonraki ders de uyudum yine mışıl mışıl. sonra eve dönüş.

ekin de ben de açtık. iskender söyledik çok paramız varmış gibi.tıkındık. sevgilim yola çıkıyorum diye aradı. peki dedim.

bi daha çaldı telefon. açtım. kankardeşim. hamileyim dedi. oha dedim. daha evleneli beş ay oldu. beraber her boku yediğim, ortaokuldan beri tanıdığım bu manyak karının evlenmiş olmasını bile zor kabullenmişken. (kolu molu dövmeli bi hatunu gelinlikler içinde dans ederken hayal et. ) bi de bu çıktı. anne olcak lan. bildiğin anne. şakalar şakası. sevindim ve garipsedim. hayırlısı.

şimdi de mesaj geldi, uçaktan inmiş sevgili. bir saate burda olur. la- la- la.

seni seviyorum günlük. hadi bakalım.

istanbul
hosting