|
19 Aralık 2009, Cumartesi
saat: 23:14
Disarida deli gibi kar yagiyor, kar gormemis her izmirli gibi akrobatik hareketler esliginde yurumeye calisiyorum yollarda. Prag;tayim an itibari ile, pragta olupta guncede ne isin var dersen ben de bilemiyorum. surekli degisen programamiz yuzunden olabilir sanirim, akli havada sevgilim yanlis havaalanina gittigi icin brukselden ucagini kacirdi, benim de kismetime pragta yalniz iki gun dustu boylelikle. uzuldum tabiki de orasi apayri ama yalnizligimdan da keyif almadim desem yalan olur sanki. yalniz kalacagimi ogrenince hemen hayat kurtaran supermarketlerime kostum bir sehre ayak basar basmaz gerceklestirdigim market gelenegimi de bozmamis oldum boylelikle. bir sehrin icine karismanin en guzel yolu bence supermarketler, insanlarin gundelik hayatlarini gozlemleyebileceginiz surekli fotograf ceken turistlerden yzoksun. markteen sonra iki de bira ismarladim kendime prag manzärali bir barda. bar taburesinin tepesinde tek basima cakir keyif olmayi da ozlemisim. tum bu ozgurum, yollardayim oley sarhoslugundan sonra ise sevgilimi ozlemeye basladim. evet biz artik ayrilamas olduk sanki. asla birisi ile seyahat edemeyen, tek basina plansiz couchsurfing ile ordan orza ziplayan ben simdi onsuz eksik hissediyprum kendimi. hani cok okuz bir ornek olacak belki ama yolda insanin basina gelebilcek en kotu sey pasaportunu kaybetmketir ya hani sagliktan sonra tabi, ahanda aynen kendimi pasaportsuz hissediyorum su an. ki bence cok romantik bir benzetme oldu:" pf gulemedim de cek klavyesi ile. sacmaliyorumm sacmaliyorummm, sevgilimi ozluzorumm. | ||
|
|
||