20 Aralık 2009, Pazar
saat: 14:16


Bir varmış bir yokmuş. Develer berber iken, dedeler tepinirken, gel zaman-git zaman; 4 ay geçmiş. Sevenler nefret ettirmiş, nefret edenler borca girmiş. Hans Zimmer Devils&Demons'da 160 bpm bestelemiş, herife hayretle kulak verilmiş. Her günü somutlaştırmak adına ''Aktörlük Sanatı'' okunmuş.

Hoparlörler ses versin ki daha çok duyurulsun hissettikleri ve ortaya çıksın kalbi en derinden, sağlam bir kalkanla kaplatsın ki dokunulmasın! Daha da güçlensinki ayağa kalkmayı becersin. Meleğin şeytanı da ortaya çıkabilsin kimi zaman, şeytan da eskiden melek değil miydi belki bir gün o da iyi yola sapar ve bizi kötülerden korur. Gönül isterdi ki Fatih Yürek borçlara girmeden ona dünyayı gösterebilmek, hissettirebilmek ve altın bir tepsi üstünde açılmamış kapıları sunabilmek. Ama Gönül gördü ki gerçeklerin üstünde yatarak düş kurmak lazımmış.

Yoksa sadece düşlemek bir boka yaramazmış.

Bizim bir boka ihtiyacımız yok ki, avucunu açtığında tuvalette elde ettiğimiz şey kalacağını bile bile ne verirsin?

istanbul
hosting