|
20 Aralık 2009, Pazar
saat: 22:15
Kanatların Kanıyor Bu hayattaki her yenilgimin en ağır faturası sensin yemin ederim... Yüzüne bakmak,tenini görmek o umarsız çocukluk anılarını hatırlamak gibi buğulu,yarı zamanlı ve kelimesiz ya dokunmak o umarsız çocukluk anılarının içinden geçmek gibi sanki acı çığlıklar atmadan tozu toprağa katmadan gözlerinden muaf olmadan yürümek gibi, bir ileri-bir geri... daralırken hayat sayfa sayfa çaktırmadan zamandan çalarken bir şeyler akıl almaz kederler biriktirdim dünyanın yas tuttuğu o büyük afetlerden bile hep gözlerini sorumlu tuttum... şimdi ise; karıştırdıkça seni,kop koyu oluyorum solumak istiyorum o eşgalsiz gözlerini dudaklarında isyan görmek istiyorum dilindeyse intihar bombaları kal istiyorum yatalak düşlerimde yüzümü yüzüne sürmek istiyorum, kalbinin üstüne dayamak istiyorum kulağımı ve dinlemek istiyorum anlatamadıklarını susupta söyleyemediklerini her kalp aynı dilde konuşur nasıl olsa aynı lisanı kullanır aynı tarafta vurulur cam kenarıdır yeri,sola dayalı yaşar hazan mevsinde aynı göçü izler... artık senden saklamanın bir manası yok görmüyorsun ama kanatların kanıyor hiç bana bakma!! bu sefer ben vurmadım seni çünkü sen tanrıya ihanet ettin bilmiyorsun sanki isimsizce özletmek hiç bir kitaba sığmaz ama bir bildiğin vardır,diye umuyorum hazır yoldan çıkmışken bedenim hazır herşey silbaştan yazılacaksa aşk kilometrelerce ötede devrilen bir çınarsa son kez teninde akıl almaz bir katliyam başladıysa çık gel rüyalarından,uyanır uyanmaz çünkü hak etmediğin kadar çok özledim seni hemde hiç hak etmediğin kadar... | ||
|
|
||