21 Aralık 2009, Pazartesi
saat: 03:32


özledim;

elvan gazozun, gazozların en birincisi olmasını ve taş fırın simit ile bir bütün oluşturmasını,

bir dönem piyasaya çıkan rc kolanın markasının tadından daha güzel olmasını,

sabahın altısında iskelenin ucundan kurşunsuz bir olta ile altı tane istavrit tutmayı,

gecenin ikisinde arabayla seyrederken çorbacıya doğru, aşkın nur yengi dinlemeyi,

bende seni seviyorum diyebilmeyi, beni sevdiklerini söyleyenlere,

herhangi bir oyun için beni en az yarım saat boyunca mavi ekranla muhatap eden commodore 64'ümü,

sevdiğim biri için kaset doldurmayı ve ona veremeden sadece kendim dinlemeyi,

gece denize girmeyi,

halı sahada attığım bir gol sonrası arabada beni izleyen sevgilim ile göz göze gelmeyi,

seninle dans etmeyi daha tanımıyorken seni ve gecenin sonunda birden ellerini tutmayı,

dört yapraklı yoncanın bulunmasının ne kadar da zor olduğundan bahsedereken birden buluvermeyi,

perşembe gecesi, ertesi günün ilk sinema afişini yavaş yavaş görebilmeyi herkesten önce,

on beş dakikalık film arasının gerçektende on beş dakika olması ve filmin üç tane "gong" tan sonra başlamasını.

patlamış mısır yerine patates cipsi yemeyi king kong izlerken.

i'll be back dedikten sonra alkışlamayı terminatörü,

temelli mi geldiniz sorusuna evet temelli geldik demeyi yazın ilk günlerinde,

kumsala inerken şemsiye ve şezlong götürüp, denizden çıktıktan sonra yarım ekmek peynir domatesi afiyetle yemeyi,

gece kumsalda uzanırken, elimi uzatsam sanki tutabilecek gibi yakın olmasını yıldızların

kağıttan gemi yapamamayı ama uçak yapımında iddialı olmayı,

9 numaralı formamı ve aynı numaraya sahip pedallı yarış arabamı,

bmx'imi,

şampiyonluk kutlamasında uçurtma uçurmayı,

sıcacık ev yapımı peynirli poğaçalarını ve vişneli dondurmanı,

radyo tiyatrosunu.

istanbul
hosting