|
22 Aralık 2009, Salı
saat: 19:14
benim de sabrımın bir sınırı var çok şükür. en sonunda massenger olarak arada pinpon topuna döndürlen kıza yazdım. kendini de beni zor durumda bırakma, hiç ahlaki değil filan feşman. anladıysa tabii. henüz cevap gelmedi. artık görmedi mi cevabımı, görmezden mi geldi bilinmiyor. ben bilmiyor muyum aşık olmayı! heyecanlarımı, umutlarımı ve nassıll beklediğimi, insanlık hallerini hikâyeleştirmeyi bilmiyor muyum? bırakmıyorlar a dostlar. bırakmıyorlar ki yazayım! evet nihayet suçlayacak birilerini buldum. süperim tamamım. eve gidicem şimdik. programıma uygun davranıcam. televizyon açmadan, yazıp çizerek geçireceğim bir geceyi. programa uymaktan kasıt eldeki bir işi bitirmek demek. birkaç telefon görüşmesi ve yazı-yazı-yazı... azcık da okuyabilirim belki. şimdilik böyle. kafam çorbaya dönmüş durumda kaç zamandır yaşananlardan, yoğunluktan, yorgunluktan. insanoğlu çiğ süt emmiştir, kırk gün sırtında taşıyıp bir gün bıraksan senden kötüsü yoktur gibi ata sözlerimizi can belleyip gözünün bebeği olsa güvenmeyeceksin güzide mesajıyla sizleri başbaşa bırakıyorum. | ||
|
|
||