23 Aralık 2009, Çarşamba
saat: 14:42


dışişlerine yakın bir zamanda giren arkadaşım bana aldıkları eğitimlerden bahsetmişti. birkaç haftalık küçük bir istihbarat kursu niteliğinde bir eğitim. eski diplomat olan bir hocam da, buna benzer bir çok eğitimden geçtiklerini, hatta ASALA terörü esnasında bazı elçilerimizin silah ve patlayıcı eğitimi bile aldığını anlatmıştı.

gelelim 2 muvazzaf subayımıza. altlarına ordunun arabasını çekip, ellerine de evin adresini alıp, basıp arınç'ın evine gitmişler. beyefendiyi dinlemek ya da beyefendiye bir suikast düzenlemek için. ertesinde basında çıkan haber ve yorumlarsa senaryonun saçmalığını bile aratır nitelikte. akif beki bey amca diyor ki; arınç aylardır teknik dinlemeye tabi tutuluyormuş. peki hadi kabul edelim. o zaman o subayın elindeki adres neyin nesi. aylardır izlediği evin adresini yazıp yutmaya mı çalışıyormuş. yoksa her gün başka asker gidip mi dinliyormuş. ve dahası bu asker dediğimiz kişiler er değil. kuvvetle muhtemel istihbarat subayları. az önce bahsettiğimiz eğitimin binlerce katından geçen bu subaylar adresi kağıda yazıp alık alık evin etrafında dönerlerken, eğitim ve becerisinden asla şüphe etmediğimiz türk polisi tarafından cukkadanak yakalanıvermişler.

bir arkadaşımın babası NATO subayıydı. onlarca yabancı ülke gezmiş, türlü türlü eğitimlerden geçmişti. onunla bir sohbetimizde sizce askerlik nedir demiştim. o da "askerlik adam öldürmek sanatıdır. bazen çıt bile çıkarmadan sanatını icra etmen gerekir, bazen koca bir ülkeyi bombalayarak" demişti. orduda özel birimlerin suikast ve keskin nişancı silahı eğitimi de dahil olmak üzere nasıl eğitimlerden geçtiğini anlatmıştı. bordo berelilerin, SATların vs nasıl eğitimler aldıklarını az çok biliyorum. hatta bu tür bazı eğitimler ülkeler arası işbirliği içinde değişik istihbarat birimlerinin katılımlarıyla da sağlanıyor. en üst düzey elektronik cihaz ve silahların kullanımından, bomba düzeneklerine kadar binlerce eğtimden geçiyorlar.

bu tür eğitimlerden geçmiş subayların ellerinde kağıtla suikast yapacakları evin etrafında gezdiğine sonra da kağıdı yutmaya çalıştıklarına inanmamızı mı bekliyor sevgili medya bizden? hangi ordu yada istihbarat teşkilatı olduğu farketmez, bu tür birimler birinin ölmesini isterlerse o kişinin ne kadar korunduğu kim olduğu vs sorun olmaz. o kişi bir şekilde ya öldürülür ya da etkisiz hale getirilir. MOSSAD bundan 3 ya da 4 yıl önce filistin sınırında iran'lı ajanlar tespit etmişti. ve israil kamuoyuna eğer bu türden ajan faaliyetlerine tekrar rastlarsa onlara ölüm cezası vereceklerini beyan etmişti. olaydan sanırım 1 ay geçmeden tekrar iran'lı ajanlar yakalanınca tamamı öldürülmüştü. bugün doğuda çıkan çatışmalarda hangi askerlerimizin pkk'yla hangi askerlerimizin istihbarat örgütleriyle çatıştığı bana sorarsanız belli değildir. karmaşık ve pis bir oyundur her zaman devletarasında oynanagelen bu oyun.

ama magazinleştirilip basitleştirilip halkı aptal yerine koymaktan da öte halkı aptallaştırmaya yönelik bu tarz işler saçmalığın dikalasıdır.

bir zaman bir makalede okumuştum, putin, beşar esad, ahmedinejad vs gibi komşu ülke başkanlarının hepsi istihbarat kökenli isimlermiş. ya bizim başımızdaki? kasımpaşaspor.

istanbul
hosting