|
23 Aralık 2009, Çarşamba
saat: 17:21
Ne yapmaya basladim? Oturup guncemsi bir sey yaziyorum. Gunce degil, guncem. --- Biri gelip dese ki "Bana mutlulugun resmini cizebilir misin" diye ona "Yahu ne kadar klise adammissin" dedikten sonraki cevabim "Nerede gunesten solmus bir tabela vardir, iste o gercek huzundur" derim. O heyecanin yitirilmesinin bir simgesi gibi solmus tabela. Bu eczanenin vitrinindeki 8 yillik bir tabela da olur ya da kooperaratifin astigi bir toplu konut tabelasi da. Iste o sariliktir bence huzun. Ekonomik cansizligin kendini estetik yoksunlugundan dahi rahatsiz edemeyecek kadar insanin sevincini kirmasi diyelim. Tabi fazla ciddiye almamak da gerekbilir. Belki de gercekten kalitesiz malzemeden yapilmistir tabela; o yuzden solmustur. Olsun, ben kendimi romantik insan olarak adlandirmak adina sararmis tabeladan huzunlenen insan moduma devam ediyorum. --- Amerika, ne oldu Amerika?! Hurriyet.com.tr haberi gibi yorumumum ardindan devam ediyoruz. Yillar yili Kyoto yokmus gibi ayak yapan dunyanin super gucunun super guc mesalesini su noktada Cin'e devretmis oldugunu soyleyebiliriz. www.guardian.co.uk/environment/2009/dec/22/copenhagen-climate-change-mark-lynas Ama uzucu aslinda bu. Biz daha batili olamamisken bir de simdi Cinli olmaya mi calisacagiz. Peh de ne peh. Yani simdi tabi batililar yillardir dunyanin agzina sicarken Cin'e "ya sen simdi biraz daha kontrollu olsan" demek haksiz gibi geliyor ama konu dunyanin gelecegi olunca hak ve hukuk kavramlarini biraz esnetmek gerekebilir tabi. --- Yillardir merak ettigim bir sey var, oturup da soracak durumum da yok kimseye. Simdi mesela iliski icinde olan bir ciftimiz var. Biri erkek, biri disi diyelim. Peki simdi bu iki kisi diyelim ki birazcik tutucu. Cok degil; biraz. Cinsel hayatlari yok diyelim. Amiyane tabirle sevismiyorlar. Sebebi su noktada onemli degil; kizimiz 'vermiyor' idir muhtemelen ama oglanimiz da zaten seviyeli iliskisi oldugu bu kizimiz ile evlenmeden 'o isi' yapmak istemiyor olabilir. Simdi bu akademik bir dusunce egzersizi, bunu dusunerek okumaya devam edelim. Sevdigi insanla fiziksel anlamda yakinlasmasi birinin dogal sonucta. Ama iste sonu belli olmayinca bu tip aktivitelerin nerede duracagini insan nasil belirliyor, merak etmisimdir. Bu tip bir geyigi biraz seviyesizlesmeden yapmanin imkani yok gibi geliyor ama mesela oral seks mubah midir? Yoksa gosterilmeli ama elletilmemeli midir? Peki gavurun deyimi -uhuhuh- ile dry-humping ile mi tatmin olunmalidir? Peki gosterilmesi dahi ayip ise kiyafetin uzerinden soyle bir yoklamak caiz midir? Belki de problem iste durma noktasini bilememem. It's just the ambiguity that boggles my mind. Bu konuda keske boyle oturup sorabilecegim insanlar olsa ama zor iste. Sevismeyen insana kalkip "o degil de merak ediyorum, sen sevgilinle ne yapiyorsun?" diye sormak ayiligin daniskasi. --- Ford da Volvo'yu Cin firmasina satmis. Bak duydun mu bak? --- Kuzenim ADHD icin ilac aliyormus. Uh-oh diyelim mi? Diyelim. --- Sinan Cetin'in bu Ayn Rand sevgisi beni benden aliyor zaman zaman. Ekonomik konular, beni asar. Kapitalizm hos aslinda; kendisi ile prensip problemleri yasayanlari kapitalizmin kendilerine sagladigi bilgisayar, internet gibi olanaklari kullanmamaya prensipten davet ediyorum. Ama bunun yaninda kapitalizmin tum gelismeyi bir maddi kriter ile olcmesinin saglik ve egitim gibi insan haklari konusunda problem yaratacagini da gormek gerek. --- Muratcan, Mertcan, Alican gibi isimleri duydukca ismimin bir ek haline donmus olmasina uzuluyorum zaman zaman. O da bir isim lan! saat: 17:24 Penti'ni goster reklami beni geriyor. "Show me your panties" diyor bana kalirsa o reklamda. Dusuk belli pantolondan gozuken ic camasir kirolugunun da otesinde ac etegini goster camasirini gibi bir sey bu. Tabi komik o. Penti isminin panty kelimesi ile pek bir alakasi kalmamistir nitekim. | ||
|
|
||