26 Aralık 2009, Cumartesi
saat: 22:30




acıklı bir avuç dolusu çığlık kustum önüme..
bir cep dolusu zakkum çiçeği savurdum ateşe..
bır tunelden gecmek gibiydi dipsiz kararlar
bır sırat koprusunun otesınden oteydi ruyalar
o koprunun neden ve neyden yapıldıgını sorgulamak gıbıydı
ve neden oradan baslamak gerektıgını ırdelemekti yaşam

ve kımın kıme neden bır cezayı hakgordugunu ve ona kımın bu hakkı
verdıgını merak etmek gıbıydi umut
sen benı en cok neyın acıtacagını nerden bılıyorsun der gibiydi işte isyan

senın ucabıldıgını sen bıle unutmusken..
sadece guluyorsun
her unuttugun
sıma ıcın
bır kanat daha gomuyorsun
topraga
..
yagmur yagıyor toprağın kollarına
melek
kokuyor her yanı..
kuşluk vaktı
bır kuş-luk omur..
bır kuş-ak renk adınaydı..
tum kuş-gularımız..
en sonunda..ölduk bır kuşun sesınde..
oturduk ağladık güneşe dokunana dek sızılarımız

donmayı özlerken bu yakıcı acılarda..
tutup tekrar gizlendik bir odunun koynuna..
arafda bir aşk ağlardı,kokusu yangın,dokunuşu kanat..
kırık bir özlemdi kilitli imkansızlığın hıçkırıklarında sayıklanan..

sen benı en cok neyın acıtacagını nerden bılıyorsun der gibiydi insan..




istanbul
hosting