|
27 Aralık 2009, Pazar
saat: 00:26
başka dilde aşk! az önce geldim. izleri hala üzerimde. bu kadar güzel bir filmin bu kadar anlaşılmaması ve bu kadar az sinemada gösterilmesi çok yazık. filmin nerdeyse her karesinde bir mesaj saklı. "hiç konuşmadan anlaşabilir miyiz acaba?" filmde o kadar çok kendimi kaybetmişim ki kendimi o kadar vermişim ki, bir an kendimi sağır ve dilsiz sandım. ve zeynep ile iletişim kurmaya çalışırken buldum. ben onur olmuştum artık. arka fonda mor ve ötesi- ayıp olmaz mı çalarken, gözlerimden yaşlar akarken duymasam da orda olduğunu hissedip, arkamı dönüp sarılmak istedim... duyamadım.. - ben artık korkmak istemiyorum! sevdiğinin sesini duymayıp onu duyumsamak mı, söylediği her şeyi duyup hiçbir şey anlamamak mı? son dönemlerde izlediğim en güzel türk filmiydi. konusuyla-kurgusuyla harika.. sana büyük bir sır söyleyeceğim korkuyorum senden korkuyorum yanın sıra gidenden pencerelere doğru akşam üzeri el kol oynatışından söylenmeyen sözlerden korkuyorum hızlı ve yavaş zamandan korkuyorum senden sana büyük bir sır söyleyeceğim kapat kapıları ölmek daha kolaydır sevmekten bundandır işte benim yaşamaya katlanmam sevgilim "ceketimi burada unutmuş olabilir miyim?" | ||
|
|
||