|
29 Aralık 2009, Salı
saat: 11:08
dün akşam uffacık bir kaza geçirdi bindiğim otobüs. bir otomobili sürükledi azıcık. kimseye bir şey olmadı allahtan. ama tabii kelimenin tam anlamıyla herkesin yüreği ağzına geldi. reinanın önünde indik. şoföre aktık iyi mi diye. gencecik çocuk park görevlisiydi sanırsam ödü patlamış vaziyette ha bir esu içiyordu ama iyiydi. beşiktaşa döndüm yürüyerek. sarıyere geçtim kardeşin doomgünüsü için. ezel, eşliğinde mis gibi browni ve fındıklı kekimiz ve beyaz peynirimizle bize has bir doomgünü yaptık yine. sonra da kardeşlerle film seansı. güzeldi. arada gelen telefon içime su serpti. biraz daha yaklaştık. cumartesiden beri aklımda dönüp duran meseleyi de sabah oturup yazdım ve ilgililerine gönderdim. bakalım geri dönüşleri nasıl olacak. ileride birgün bahçeli bir evim olursa ilk işim birkaç tane salkımsöğüt dikmek olacak. uzun dallarının altında dinlenmek için. şimdi işe dönmeli. herşeye rağmen güzel herşey. | ||
|
|
||