|
30 Aralık 2009, Çarşamba
saat: 14:23
haftaiçi gelir gelmez oyunlara sardığım için yazamıyorum. İşte de bir iki gündür uyukluyordum ya da aklıma gelmedi, halbuki güzel bir haftasonu idi. cuma gecelere kadar wow oynadıktan sonra, cumartesi kalkılarak karşıya geçildi. Böyle salatalı , yumurtalı ekmekli falan güzel bir kahvaltı yapıldı, ki 1 saat falan sürmüştür rahat. Ardından imax teknolojisi ile Avatar'a gittik. Görsellik şahane, konu güzel, işleniş tipik hollywood. Çok güzel bir film, genelde görsellikten diğer şeyleri takip edemiyorsunuz, 3 saatlik film reklamsız falan nasıl geçti anlamadım. duygusal bir çok an yaşadım. En çok da, bizim gezegenimizde hiç yeşil yok, doğa anayı öldürdüler... insanlar buraya gökten yağmur gibi yağacaklar .. falan dediği konuşma çok güzeldi. Filmin verdiği "yeşil" mesaj açık ve net. Herhangi bir amerikan-hristiyan mesaj da sezmedim. Gerçek hayattan tek farkı düşmanın "ötekiler" olması. Kötü petrol/unobtainium ( ki bu isim de çok komik- bilerek seçilmiş herhalde ) şirketi , para için herşeyi yapar - insan kültür uzaylı çocuk doğa tanımaz. Biz de onları pataklarız her şey güzel olur. Oysa gerçek hayatta kötü şirket yine biziz. Jeepleri alan, doyacağından fazlasını yiyen, elde taşıyabilecekse de poşet alan, susan - yürümeyen- bağırmayan yine biziz. Kendinize karşı harakete geçmek çok daha zordur, belki de en zorudur. Neyse dediğim gibi yine de çok güzel film. Umarım herkes bu mesajlar üzerine biraz düşünmüştür, 3d ye 4d ye kaynamaz. Filmin ardından cevahir de çin yimaa yedik. Çinli kadın çok şirin -3 lira var mı? dedi. anlatmak zor. Ardından madodan dondurma yedik üstüne ve... sonra ne olduğunu hakkaten hatırlamıyorum , sinemadan çıkınca moronlaşırım genelde ama o gün uzun sürdü galiba :D çok uzun oldu neyse. | ||
|
|
||