|
30 Aralık 2009, Çarşamba
saat: 18:13
ben bu sene çok ağladım, bir altı ay en azından her gece ağladım. bütün bir baharı ve yazı istanbul'un bütün deniz kıyılarında denize bakarak ve beddua ederek geçirdim. benim bu yıl çok burnum sürttü, çok acı çektim, çok mutsuz oldum. ben bu sene çok şey öğrendim. şükretmeyi, tevekkülü, susmayı, ah etmeyi, gücünün hiçbir şeye yetmemesini, teslim olmayı, kibrin ne kadar kötü bir şey olduğunu. ben bu sene yalnızlık ne demek öğrendim, paris'teki gibi istanbul'a geçince geçer değil, kalıcı bir yalnızlık. ben bu yıl her gün işe gitmeyi öğrendim, büyümeyi, hayatın sıkıcı ve emek isteyen yanlarını, o yanları sevmeyi, çok tiksindiğim akademiden uzak kalmayı, uzak kalınca kıymete binmesini ve yazdığım her satırı ciddiye almayı öğrendim. ben bu sene çok düşündüm, bir ara beynim patlayacak zannettim. hayatıma girmiş her insanı tek tek gözden geçirdim, bazılarından o kadar rahatsız oldum ki. ben bu sene güçsüzlüğü, başarısızlığı, konuşmanın bazen hiçbir işe yaramayacağını, hayatın esas olarak somut şeyler üzerinden döndüğünü gördüm. alkşı duydum ihaneti gördüm hakikaten. ama yine de memnunum bu seneyi yaşamış olmaktan, hayatta gerçek olan şeylerle gerçek olmayan şeyleri birbirinden ayırmayı ve küllerimden yeninden doğmayı öğrendim. herkesten öğreneceğim bir şeyin gerçekten olduğunu öğrendim. kendimi edith piaf'ın milord şarkısındaki kenar kızı gibi hisettim, yorgun, hırpalanmış ve ayakta kalmak için her şeyi yapmaya hazır. 2010'da neler yapacağımızı konuşmayı severiz biz, ben ve dostlarım, güncemdekiler dahil, madem ki tarihe ümitvar milatlar düşmeyi ve muhasebe yapmayı severiz. 2010'da çok para kazanacağım, asla yalnız yürümeyeceğim, sahamı bitireceğim, tezle ilgili okumalar yapacağım, şahane makaleler yazacağım, edebiyat okumaya devam edeceğim, film izlemeye, dinlenmeye, ruhumu dinlendirmeye de devam edeceğim. hepinize şahane bir yıl diliyorum, sevecen, şefkatli, tutkulu, sağlıklı ve heves dolu. "aşka uçarsan kanadın yanar. aşka uçmazsan kanat neye yarar?" | ||
|
|
||