|
30 Aralık 2009, Çarşamba
saat: 19:57
Tamam arkadaşım, anladık! Çok jönsün, belki değilsin de öylesin, belki öylesin de öylesin, beni ilgilendirmez! Beni ilgilendiren ilk kavgamızda işyerime yolladığın mektup ve evinin anahtarı, beni ilgilendiren tartıştık diye her şeyi erteleyip o aptal kasabaya gelmen, beni ilgilendiren beni hamile bırakıp kaçan çocuğa vereceğin işi derhal iptal etmen, yılbaşı yemeğinize davet etmen, beni Charlienin annesi olarak tabir etmen, bana ailemsin demen. Mesajların, sözlerin, bakışların ve bir paket olarak sen! Tamam bunu biliyorum. Da İyi De Ben sana "hadi bi çılgınlık yapalım" dememiş miydim? O zaman domuzdun da, o zaman temkinliydin de şimdi mi çılgınsın? Hani benim çılgınlığın tepesini eze eze yok ettiğinde? Bak, siz orada Teşvikiye'deki evinizde yemek yerken ben neredeyim şimdi? Gazetede, klavyemin başında. Bak, eşyalarım nerede? Kurtuluş'taki bizzi evimde. Bak, New York'a geliyor muyum seninle? Bir daha çocuk der miyim? Evet, bunu anladık. Da İyi De - Bırakır mısın o zaman? - Kimi, neyi, ne? - Bırakır mısın diyorum, belki on, later on? Hani bilirsin, kimileri vardır tırnak yemekten, seks yaparken hırpalanmaktan hoşlanır, sırf aşık olduğu adam mahvolsun diye intihar eder. Ben de ona aşık olduğumda beni sindiren adamın daha sonra acı çekmesini çok seviyorum be. Valla billa, içim gidiyor. | ||
|
|
||