|
30 Aralık 2009, Çarşamba
saat: 22:35
Kavis -sanki yine gittin .... Yanıldık yine kırıldık aynı yerden "birkezdaha" kim kırdı diye sormaya gerek yok bu sefer savaş sonrası meydandan ölü atları toplar gibi sevmeden vurur gibi karanlık patikalarda hayat bekler gibi oldu bu sefer,koyu suskunluğun yeni adı daha soğuk daha yarım ama inan ilki kadar acıklı değil sanki vaziyet bundan ibaret... bronşlarımda nefes darlığı çeken ümitlerim tüm haklarından feragat etmişcesine susma hakkını kullandı dilisiz kaldın sende sanki düşlerinde kalıtsal bir yara varmışcasına yıllar önce içinde doğamamış birşeylerin eline tutuşturulmuşcasına işte onun yasını tutar gibi bir dilsizlik bendeki dercesine. -biliyormusun,gitmek sende durduğu kadar başka hiç kimsede bu kadar güzel durmuyor unutmaki, umarsızca ilerleyen yük vagonlarının ardından bakan renk körü iki köpek gibiyiz sana siyah dersem,bana beyaz kalır biliyorum, yeteneksizliğime ver diyorum cesaretsizliğime sığdıramadığım lafların hepsini. şimdi ise bıraktık avuçlarımızdan bir çırpıda herşeyi, herkesi, olacaklardan habersiz ,üzerine rasgele ölü toprağı serpilmiş karanlık bir gecede, susarak çekiyorum üzerime isimsiz yıldırımları, içimde izinsiz toplanan bir kalabalık var senin ise gözlerinde sessizlik avuç içlerinde erimiş mumlarla yürüyen insanlar koltuk altlarında tek kullanımlık yas tutan bu insanlar solgun cümleler kurmakta kulaktan kulağa ismini fısıldamakta "bakbirkezdahagitti"dercesine susmakta hepsi galiba bu sefer gözün açık gittin ne denir ki zamansız bir ölümün arkasından -nur'içimde yat. | ||
|
|
||