|
01 Ocak 2010, Cuma
saat: 22:25
Hayriye hanim eskşleinizi getirin de bunlarla beraber yikayayım/ Yok benemkilerin hepsi angora en ufak bir ısıda cücük gibi kalır. Hayri bey gelecekseniz size bir yer ayırayım. Ben ayrılmış yerleri sevmiyorum Musa, hapisleri, sürgünleri de sevmiyorum, Sen de hapis demeye yer arıyorsun be Hayri. Şimdi hayri mi olduk? ---- Evet diyeceksen ben de geleyim, diyeceklerim var memura benim de. Yok, sen sonra gelirsin, biz bir ön kesme yapacağız. Sünnetçi Musa mı yine gelecek. Başka sünnetçi var mı ki. Varsa da onun da adı Musa. İki beşibirlik bir gerdanlık takacağım çocuğa Kamil bey. Neresine takacaksın. Yatak başında bir tavşan olacakmış, hediye torbası ağzına atacağım. Tavşan da kendi ağzında ağzında tutuyormuş. Ona bir şey bırakılmaz ne var ne yok yiyor. Sıçana kadar bekle dur. Bazı şeyleri tükürür diye bilirdim oysa tavşanlar. Doğru onlar 66dan yapılmıştır ve fal tükürmektedir. Ne çıktı ayşe, bana da oku. Sevmeye dağ gerek. Sana dağ gerek. Kesin Oğuzu diyor bu. Nerden anladın. Kızım onun soyadı mauntgil değil mi. Evet. Mount eski fransızcada ya da yeni ingilizcede dağ demek. Bunu tavşan nerden bilsin seda | ||
|
|
||