|
02 Ocak 2010, Cumartesi
saat: 19:29
yeni yıl geyiği yapasım yok hiç. öyle ya da böyle bir şeyler biterken bir şeyler başlar. önemli olan, ne zaman başladığı ve ne zaman bittiği değildir; gerçekte ne hissettiğindir. güzel şeyler mi hissediyorsun? işte bunu kutlamalısın. küp vişne şarabı ne kadar orgazmik bir şarapmış yahu?! içtikçe içesim geliyor. mea ve soul boşuna övmemişler demek, bir bildikleri varmış. b.'ye yol verdim. üzerime çok gelmeye başladı. tamam, dışardan bakıldığında oldukça yakışıklı bir adamın böyle götümü kaldırması falan güzel de; ben öyle bir kadın değilim. bu konuda fazlasıyla bencilim. ben kendimi seviyorsam senin beni ne kadar sevdiğin ya da sevmediğin ilgilendirmiyor. ve ne yazık ki bu aralar kendimi pek sevmiyorum. izmir'den uzaklaşmak fikri gitgide korkutuyor beni. hala hiçbir şey net değil. sürekli farklı seçenekler ekleniyor efendim, durduramıyoruz! ahajhajah! hiçbir zaman mutlu olamayacağımı kabullendim. halbuki dün gece yatağımda kill bill'deki the bride'ın o-ren ishii'den intikamını aldığı sahneyi gözlerim yarı kapalı ve gülümseyerek izlerken ne kadar da mutluydum. yani? | ||
|
|
||