|
03 Ocak 2010, Pazar
saat: 01:38
Pamuk prenses'in 7 hüznü -biliyorum, eninde sonunda vuracaksın beni... Ben,seni andığım zamanlarda yerle bir oluyorum içimin, nehre karışan suları kaçak göçek çizilen göç yolları tüm yaşayan canlıları o anda kaçar gibi uzaklaşıyor dilimden kalbim ise sanki ipe yakın mahkum huzursuzluğunda hücrelerimin kapıları acık kalmışcasına sessiz bir o kadarda ırksız zamansız gelse birkaç melez melek beni sahiplense ters düştüğüm herşeye her ırka beni kabul ettirse böyle dolanmaktan bir hayli yoruldum çünkü bir bilsen bende kaçtane ben var hepsi ayrı ip üzerinde yürür ağlarken ağ örer kendi altına... -ben karanlığa tutkun sense günahlarına dağınık ordular arasından bile gözle seçilirdi,kuşandığım amansız kelimesizlik tükettiğim gözlerin menzilden çıktı artık yağız bir kaç at var sadece dilimde dolanan onlarda susuzluktan ölmek üzere onca şeye onca savaşa rağmen kahırdan batmak üzereyken,denize atılmak için gözden çıkarılacak ilk şey yine benim bana karşılık sen ise ,pinokyonun kulağıma söylediği en yalın yalansın yada aynı hikayede vurgun yemişcesine kovulmuş ruhsuz bir kitap kahramanı,pamuk prensessin hüzünleri ile sahipsizce yaşayan aklından çıkartamadığı 7 günahına hüzünden kaleler inşaa eden. durulmadan yorulmadan hiç susturulmadan.. başla sende hiç günaha girmemiş gibi kanımda dolaşmamış gibi hüzünden kendini asmamış gibi o prensesi masal kitabından sürgüne yollamamış gibi anlat şimdi ben uyumadan önce sen yalandan da olsa birşeyler söyle ben, bile bile inanırım... | ||
|
|
||