|
03 Ocak 2010, Pazar
saat: 04:09
Ergen çocuklar gibi Ö. ile bugün bir kişiyle öpüşeceğimize söz verdik. Onun kısmeti taa İzmir ellerinden geldi. 3 saatlik bir muhabbetin sonunda otoparkta öpülmüş. Benimkisi ise daha bir zorlu oldu. Fenalıklar bastığından gaybar denilen yerler benim için avatar filminin pandora'sından farksızdır(rengarenk deniz anaları). Öyle bakışlara mana katıp sonra da yazılgan konuşmalarla çiftleşme dansı yapmak ve devamında gelişen olay örgüsü benim için National Geographic belgesellerinde olur ancak. Allahın gaybarında 2 saat sonunda şişmiş ve daha önce hayatımın kesiştiği(:P)iki kişi tarafından soğuk bir şekilde karşılanıldıktan sonra filmlerdeki o an geldi. "Tanrım lütfen bu gecem güzel olsun." Sonra olmayan peri annenin de yardımıyla 3 sığır tarafından parmakla gösterildim ve hatta devamında bana güldüler şursuzca. Bu noktada üstlerine takla atarak zıplamak yerine telefonumla son derece flaşlı bir fotolarını çektim. Sığır sığır bakıp gülümsedikten sonra biri bana gel gel yaptı. Evet günce bildiğin minibüs gibi gellendim. Burnumdan hazır soluyorkan yanlarında bittim ve ta daam benimle ingilizce konuşmaya başladılar. Bak günce eskileri hatırlamazsın belki ama beni öfkelendirip sonra da öylece arkanı dönüp gidemezsin. Dilimdeki 2 yıllık ingilizcenin pası bir anda çözüldü diyeyim. Yunan arkadaşlarımız için üzücü bir deneyim oldu. Evet acımasızdım :P Fakat yerine getirmem gereken bir görev vardı. Yenilginin ağır yükü omzumda vestiye gittim. Salak kabanımı ve plastik şemsiyemi aldım. Derken kader ağlarını ördü ve biri şemsiyemi tuttu yardım etmek için. Ben gözlerimi devirip içimden şükranlarımı sunarken(evet yukarıda sanıyorum ben de tanrıyı)o kıpkırmızı tişört giymiş hafif alkollü arkadaş adımı sordu. Ve olaylar gelişti :P Sonuç olarak günce görev tamamlandı. Bu manasız gecenin sonunda evdeyim. | ||
|
|
||