|
05 Ocak 2010, Salı
saat: 18:05
her hayal ettigi olmuyor insanin. yine de iyi vakit gecirdigimiz dogrudur. yilbasina elma, sarap ve biraz cerezle iki guzel kardesimin karsisinda gun boyu yaklasik 11 saat surdugumun arabanin tozundan yeni kurtulmus, yorulmus, ama umutun boynuna sikica sardigim kemente asilarak girdim. ayin 1`inde hersey guzel gorunuyordu. gunes, cicekler.. ve fakat akin akin kiyiya dolusan minibus ve kamyonet dolusu insanlardan okyanusu gormek nasip olmadi. yemek aradik biraz ancak bu ayin ilk gunu kimse bizim acikabilecegimizi dusunmemis. yengem, kardesim ve kampta tanistigimiz ciftle yola koyulduk bu defa. yemyesil yollarin icinde ancak zurafa, yaban domuzu, antilop vs gorebildik. yoldaki isaretlere ragmen hicbir hippo onumuzu kesmedi. birkac saat suren yolculuktan sonra bir tepenin ucunda karnimizi bir daha av bulamayacak aslanlar gibi doyurduk.christine ve bo'dan ayrilip sehrin yolunu tuttuk. yaz gunesi biz ne zaman kendisine sarilmak istesek bizi yakmamak icin bulutlara yol veriyordu. olsun. ozge de ali de hallerinden memnun gibiydi. onceki gece kumlarin, dallarin arasinda kaybolmamak icin aydan yardim dilenirkenki gergin, endiseli halimiz coktan gecmisti. yilbasini bir gece sonra yine elimizde kadehlerimiz adam gibi birer yemek yiyerek kutladik. sonraki gun hint okyanusu bizi kabul etmeye hazirdi. camasirlarindan siyrilmis, coskunca kiyiya carpiyordu her yanini. birer turk oldugumuzdan onun bu disiligini fazlaca yadirgadik; haksizlik ettik belki. kucuk kisa sevismelerden sonra yine acikip yeni restoranlar kesfettik. hemen sonrasinda da evimizin yolunu tuttuk. son iki gun yalniz dinlenmek istediler. yedik ictik uzandik film izledik kitap okuduk ... gittiler. | ||
|
|
||