|
05 Ocak 2010, Salı
saat: 21:05
Acılar mı çekmiş kızımız? Adını ne koymuş peki? Yürekler sızlatan bir acı hikâye değil bu, adı gerçek değil ama hikâyesi gerçek olanlardan. Bir sızıyla başlamış doğuşu, bir çığlıkla hayat bulmuş ciğerleri, ya kalbi ne zaman atmaya başlamıştı? Yavaş yavaş yürüdü ayakları, hızlı mı düşünmeye başlamıştı, koşmayı neden hatırlamadı? Küçük vücudu büyük zannediyordu yatağını, yataklar iyice büyüdü, odalar büyüdü, çoğaldı çoğaldı, sığmak bilmiyordu hayalleri, ya bedeni? Hala küçüktü, saçları da uzuyordu yavaş yavaş. Odalar büyüdü, binalara, binalar büyüdü caddelere, sokaklara, şehirlere, ülkelere... Haritaya baktığında, küçük geliyordu işaretlediği noktalar, dünya mı küçüktü yoksa? Acı mı çekmiş kızımız? Adını ne koymuş peki? Çok acı değil, buruk sadece, hep içinde yaşadığı bir burukluk vardı, hani uyumak istenir gözler acır ama yatacak bir yatak yoktur, öyle bir burukluk, rahatsızlık ve zor bir durum hissedersiniz ya öyle bir şey bu. Acı görünmez çoğu zaman, acı yaşanır, hissedilir. Koparmak istemezsin gülü dalından ama elin uzanır senin olsun istersin ya, içinde bir buruklukla karışık mutluluk hissedersin... telefon çalar nerdesiniz? merdivenleri iniyorum (oysaki en derin mevzulara dalmıştım, iniş değildi çıkıştı bu) tamam bekliyoruz bekliyormuş oğuzhan bey baretimi takmayı unuttum indiğim yerden tekrar çıktım. yağ seviyesi düşük dedim, kimse dinlemedi, sahte sakal ne kadardır acaba? çantamda beyaz leblebi var yesem mi acaba telefonumun şarjı neden hiç bitmiyor bunda da bi hikmet var desene iyi senelere yüce gezgin... ADI: mağMA | ||
|
|
||