|
06 Ocak 2010, Çarşamba
saat: 13:38
aklı başında olup da rahatsızlık içinde olmayan bir tane insan göremiyorum. ha diğer zevzekler mi, onların derdi belli zaten. bu sabah sirkeci ye geçecektim yalan oldu yine bir camaşır makinesi sevdasına. sabah uyandım, kalkmak üzere olduğumu sanırken uykuya dalmışım yine. haliyle zilin çalmasıyla tam bir mal edasıyla yüzüm çıplak atıverdim kendimi yataktan. ne zamandır öyle fırlama bir durum yaşamamıştım. 1 saat önce kadıköy e geldim hala ayılamadım. yapmam gereken şeyler var ama hiç içimden gelmiyor. bir an önce vitaminlere başlamalıyım yeniden, gerçi bu zihinsel yorgunluk sebebiyle yaşadığım bedensel bir durgunluk ve yorgunluk ama en azından onuda rahatlatacak bitkisel tohumlara ihtiyacım var, iyi geliyor gerçekten. hop. dümbük insanlarla muhattap ola ola bende onlara benzedim iyice, ver gazı ama dursun öyle, hava gazı. ne edeyim bilemedim. canım mı? sıkılıyor hala. memnuniyetsiz bir mahlukatım, bu durumla sorunum yok. irdeleme. sarhoş gibiyim güncesi. ne yapsam bilmiyorum. bütün gün öylece oturmak istiyorum. bomboş. evet. cities in dust | ||
|
|
||