|
06 Ocak 2010, Çarşamba
saat: 21:29
kanser bir anne.. sinir hastası 30- 35 yaşlarında bir oğlu var.. şu saniyelerde annesi oğlunu kandırarak bakırköye götürmeye çalışıyor... önünde azıcık bir ömür geride nasıl bırakıcağını bilmediği sinir hastası oğlu... geçim sıkıntısıyla geçirdiği ömremi üzülsün geriye kalan ve hiç bişeye yetmicek olan kısa zamanınamı? yoksa bugün hastalığından dolayı evde sağlam bişey bırakmayan, arkadaşının ayak bileğinin kemiğini çatlatan sinir hastası oğlunamı... okadar boş şeylere üzüldüğümüzü fark ettim. sevgiliye arkadaşa aileye üzülüyoruz. insanların ne dertleri var?! biz iş yerinden paramızı alamadığımıza üzülüp kızarken o kadın bu adaletsiz dünyaya kızıp bu dünyayı yaratana kafa tutuyor hergün yeniden uyanırmıyım acaba diye yaşamıyla çebelleşerek... | ||
|
|
||