07 Ocak 2010, Perşembe
saat: 17:51


eğer bir kere daha aynı kavgaların içine düşersek, dedim sabah. bu sefer sahiden ardıma bakmadan kaçarım. sahiden! ben başedemiyorum insanların oyunbazlık ihtimallerini hesap etmekle.
dedim, telefon çaldı. bunca oyunbazın arasında oyunbaz olmadığına inandığım (neredeyse) tek insan. hâlâ da öyle. ama ikna edemiyorum. içi rahatlamıyor bir türlü. rahatlamış gibi yapmak da istemiyor (burada düğümleniyorum işte). kolektif iş, birlikte, ortak akıl, bile diyemiyorum.
ama bir kere daha aynı tartışma çıkarsa. kendi başıma yapabileceklerime bakarım. susarım. hepsi bu!
bir de bütün bunların hüznü (ne acıklı kelime değil mi canan) içindeyken aklına sığınmak istediğim biri geldi aklıma. onun aklıma gelmesi aklıma başka şeyler getirdi. filan.


istanbul
hosting